Atama bekleyen öğretmenlerin 300 bini geçtiğini yazılı ve sözlü basından öğreniyoruz. Sayın Milli Eğitim Bakanımızdan bir şey daha öğreniyoruz.
Eğitim fakültelerinden öğretmen olarak mezun olmak yetmiyor. Ayrıca, Kamu Personeli Seçme sınavına da girecek ve yüksek puan alacaksınız.
Yazılı sınavdan yüksek puan almanız da yetmiyor.
Ya?
Sözlü sınavına da girecek ve oradan da yüksek puan alacaksınız.
Yazılı sınavdan 100 puan alan ve Türkiye birincisi olan bir bayana görev verilmedi.
Neden?
Nedenini Sayın Milli Eğitim Bakanımız söylüyor:
“Kekeme öğretmen alınmazmış!!
Hayret ki. Ne hayret!
300 bin öğretmenin tümü de kekeme mi?
Sözlü sınavı kaldırmaktan başka çare yoktur.
Sözlü sınav da önemlidir ama belli ki, adaleti sağlayamıyoruz.
Nasıl sağlayabilirsiniz?
Yazılı sınavdan 100 puan alana, sözlü sınavda 10 puan verirsiniz, puanı düşer 60 puana.
Bu durumda nasıl sınav geçeceksiniz?
O nedenle sözlü sınav kaldırılmalıdır, diyoruz.
Yalnız eğitim alanında değil, her konuda, ülkemizin ne kadar gereksinimi varsa, o kadar kişi alınmalı üniversitelere.
Üniversitelerde okumak isteyenlere birden çok alan gösterilmeli ve öğrenciler, o alanlardan birini tercih etmeli ve ona girmelidir.
Biz, Gümüşhane Üniversitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği olarak Gümüşhane’ye Eğitim Fakültesi açtırmak istemiştik. YÖK’ten gelen bir yetkili bizi uyardı ve dedi ki, “Yılda 36 binden çok öğretmen mezun oluyor, ülkemizin ihtiyacı daha az. On yılda 360 bin öğretmen iş bekleyecek. Başka alandaki fakülteleri tercih edin.”
Biz de dernek olarak Eğitim Fakültesi istemekten vazgeçtik.
YÖK’den gelen yetkili haklı çıktı.
Çok sayıda mezun olan öğretmenlerin yazılı sınavlarda başarılı olmaları da atanmaları için yetmiyor.
Arayacağımız ne?
Hak ve adalet!