Mayıs ayının 19’u belleklerden silinmemesi gerekli bir tarihtir. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu; Osmanlı Rus savaşından, Balkan Savaşından, 1. Dünya savaşından yenik çıkmış, orduları dağıtılmış, toprakları batılılarca paylaşılmış, son Padişah Mehmet Vahdettin, dış güçlerin emir kulu konumuna gelmişti.
Mustafa Kemal, bu ağır koşullar altında Bandırma vapuruyla 16 Mayıs 1919 c uma günü, aralarında; Kurmay Albay Refet Bele, Kurmay Albay Kâzım Dirik, Kurmay Yarbay Mehmet Arif, Dr. Albay İbrahim Tali Öngören, Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede, Topçu Binbaşı Kemal Doğan, Piyade Yüzbaşı Dr. Cevat Abbas Gürer’inde aralarında bulunduğu 22 subay ve 25 erbaşla yola çıkmıştı.
Amaçları Samsun’a varmaktı. Ne var ki, İngilizler Karadeniz’de devriye geziyordu. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları için Parola: Ya İstiklal ya ölümdü. Bu ağır koşullar altında 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkıldı.
Bunun için 19 Mayıs gününün belleklerden silinmemesini söylüyordum.
Samsun’dan sonra 23 Temmuz 1919’la 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi sürerken Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının idam fermanları boyunlarındaydı. Erzurum Kongresi ile 4 Eylül-11Eylül 1919’ta gerçekleştirilen Sivas kongresinde Türk Ulusunun kurtuluşunu sağlayacak çok önemli kararlar alındı ve ödünsüz uygulamaya konuldu.
Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra ordunun toparlanması, 23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük illet Meclisinin açılması Türk Kurtuluş Savaşı ve gerçekleştirilen devrimlerle ilgili tüm kararlar Meclisin kararlarına dayanıyordu…
4 yılı aşkın bir süre içinde, halkın deyimiyle 7 düvele karşı verilen tüm savaşlardan zaferle çıkıldı.
Garp Cephesi Komutana İsmet Paşanın başkanlığında İsviçre’nin Lozan kentinde yapılan müzakereler sonunda bugünkü Milli Sınırlar belirlendi, Türk Ulusunun bağımsızlığı tescil edildi. O müzakereler de kolay olmadı.
Cumhuriyetin ilanı, Halifeliğin kaldırılması, Latin alfabesine geçiş, Medeni kanun ve daha pek çok devrimler peş peşe sıralandı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikale olan 10 Kasım 1938 tarihine kadar geçen 19 yılda gerçekleştirilen reformlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ışıklı yolunu açtı. Ne yazık ki, 1938’den sonra gelen iktidarlar aynı hızla yola devam edemedi.
Atatürk Türkiye’sini yolundan saptırmak isteyenler başarıya uluşamayacak, eninde-sonunda büyük Atatürk’ün söylediği gibi muasır milletler seviyesinin üstüne çıkılacaktır.
Bu duygularla 19 Mayıs Ulusal Egemenlik ve Gençlik Bayramını kutluyorum.