Alışkanlık haline gelmiş. Yeni bir yıla girerken, yeni yıldan beklentiler dile getirilir. Yeni yıl şöyle geçsin, böyle geçsin gibi söylemlerde bulunulur.
Bana göre, 31 Aralığı 1 Ocağa bağlayan tarihle, 21 Haziranı 22 Hazirana bağlayan tarih arasında hiçbir fark yoktur. Beklentiler, temenniden öte bir anlam taşımaz.
Yeni yıl için bir değerlendirme yapılacaksa, geride bırakılan yılda yapılan yanlışların, kusurların, kırgınlıkların, uyuşmazlıkların, başarısızlıklar üzerinde durmalı, aynı olumsuzlukları, yeni yılda yinelememenin çabası içine girilmelidir.
Kısaca, geçirdiğimiz yıl, bize, önümüzü görmek anlamında ibret dersi vermelidir.
Yeni yılda, şunu-bunu istemek yerine, hataların, noksanlıkların nedenleri üzerinde durulmalı, aynı hatalara bir daha düşmemenin yolları, yöntemleri gösterilmelidir.
Geçen bir yılın eleştirisini yalnız birey değil, bireylerin oluşturduğu toplumlar, bireylerin ve toplumların üzerinde etkinliği ve sorumluluğu bulunanlar da yapmalıdır.
Düşmek, önünü görmemekten kaynaklanır.
Bireyler, toplumlar ve bireyleri ve toplumları yönetenler sürekli deyişim ve gelişim içinde olmalıdır. Hiçbir önlem almadan, tüm olumsuzlukları kadere bağlayıp geri çekilmek, yerinde saymanın da ötesinde çok gerilere düşmek demektir. Çükü yaşadığımız dünyada teknik, teknoloji, genel anlamda uygarlık durmadan değişiyor, gelişiyor. Bu değişikliklere, gelişmelere ayak uydurmak zorundayız.
Osmanlı İmparatorluğu, 600 yılı aşkın iktidarında, gelişmelere uyum sağlamadığı için yerinde saydı ve Mehmet Akif Ersoy’un deyimiyle, tek dişi kalmış canavarlara yem olmaktan kurtulamadı.
Biz de, Allah’ın bize lütfettiği Hazreti Peygamberin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün, devlet yönetiminde çizdiği yolu izlemediğimiz için, adımız gelişmiş ülkeler arasında sayılmıyor.
Ünlü bir deyimdir; “Herkes kapısının önünü süpürürse, şehir temiz olur”
Yeni yılın bize şunu getirmesini, bunu getirmesini istemek yerine, bireyler olarak, bizler de, bizleri yönetenler de, geçmişten ibret diyorsanız ibret, ders diyorsanız ders alarak sürekli düşünmeli ve ileriye yönelik hamle yapmalıyız.
Bu yazımda söylemek istediğim bunlar. Ömrümüz olursa, gelecek günlerde daha başka konular üzerinde dururuz.