Öncelikle davetimizi geri çevirmediği için Torul Belediye Başkanı Evren Evrim Özdemir’e teşekkürü borç biliriz. Yanıt aradığımız sorular için yılların birikimi olan Sayın Özdemir’i tercih ettik.
Bu röportajı sizinle paylaşmak isterim.
Sokak köpeklerine genel olarak tepkiniz nedir?
Evren Evrim Özdemir: Yani bunu sadece sokak köpekleri olarak nitelendirmemek lazım. Normalde her canlının bir yaşam alanı var. Şimdi haliyle bizim buralarda yaşanan en çok sıkıntılardan bir tanesi yazın milletin köyde durduğu zaman, yabani hayvanların evlerinden uzak durması için genelde her köyde ve mahallede birkaç köpek oluyor. Bunlarda kışa doğru şehre göç ettiği zaman ve köpeklerin şehrin içine bırakılması şehirdeki yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Bu sefer belediye olarak devreye girmek zorunda kalıyorsun ama bunların hepsinin bütün insanlar gibi bir yaşam alanlarının olması lazım.
Sokak hayvanlarının uyutulmasına ve barınaklara atılmasına karşı tepkiniz nedir?
Evren Evrim Özdemir: Biz Torul Belediyesi olarak anlaşmalı bir veteriner hekim ile çalışıyoruz. Caddede sahipsiz, başıboş köpekleri anlaşmalı veteriner hekimimiz ile toplayıp en yakın barınağımız olan Gümüşhane Belediyesi’nin barınağına bırakıyoruz. Burada da kısırlaştırılıyor, kulaklarına küpe takılıyor ve tekrar sokağa bırakılıyor ama bu sadece belediyelerin yapacağı bir çalışma değil aslında. Şimdi biz mücavir alan içindeki hayvanlar ile uğraşıyoruz ama mücavir alan dışıyız. Normalde bunda İl Özel İdaresi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, belediyeler ve Milli Parklar Müdürlüğü kısacası dört kurumun bir araya gelip ortak çalışması lazım. Şimdi bu ortak mücavir alanındaki yerleri belediyeye, mücavir alanı dışındaki yerlere il özel idare ve diğer iş kurumları ile beraber sokak hayvanlarını ortak bir barınakta toplamak lazım. Şimdi bu mücadele tek taraflı yapıldığı zaman bir kurumu çok zorluyor.Bu dört kurum bir araya gelse ve ortak bir barınağı olsa buradan toplanan sokak hayvanları ayrı ayrı yerlerde bakımları yapılsa, mamaları verilse güzel bir şey olur ama burada en büyük yük de belediyelerin sırtına kalıyor. Sırf sadece bu belediyenin işi gibiymiş, sokak hayvanlarına sadece belediyeler baksın, bizi ilgilendirmez havası diğer konularda da olmamalı diye düşünüyorum. Sokak hayvanları korkudan sürekli kaçıyor. Aslında ona uyuşturucu iğne demeyelim de attığın iğne sokak hayvanını yavaşlatıyor. Sokak hayvanlarını yakalaması daha kolay olduğu için yapılıyor. Burada uyutulma gibi bir olay yok.
Sokak hayvanları sorununu Avrupa çözdü. Türkiye sizce yaşanılan sokak hayvanları durumunu nasıl değerlendirmeli?
Evren Evrim Özdemir: Bir hayvanı barınağa götürdüğün zaman hayvanı kısırlaştırıp, kulağına kulağına küpesini veya çipini taktıktan sonra sokak hayvanlarının insanların arasında dolaşmasının hiçbir sıkıntısı yok çünkü bunun saldırganlığı ortadan kalkıyor ama insanlarımız halen kulağında küpe takılı bile olsa sokak hayvanlarından korkuyor ya da kaçıyor ama kulağı küpeli, çip takılmış hiçbir hayvanın saldırganlık özelliği yok.
Sokak köpekleri insanlara neden saldırır?
Evren Evrim Özdemir: Her sokak hayvanı da her insana saldırıyor demek doğru değil. Sen şimdi üzerine gidersin, sıkıştırırsın sokak hayvanlarına insan gibi akıl bahşedilmemiş ki senin ona zarar verebileceğini düşündüğü için saldırıyor. Kışında tabii ki acıkıyorlar. Şimdi dikkat ediyorsan Torul’da 24 tane kedi-köpek mama kapları yerleştirdik. İnsanlarımız mama kaplarına mama koysun, su koysun dedik ama bu sadece mama kabı. Şimdi biz evimizdeki yemek artıklarını, getirip bu mama kaplarına boşaltıyoruz. Çöpü atacağımız şeyleri gelsin bu sokak hayvanları yesin dediği zaman bu yemek yense de yenmese de bizim mama kaplarında büyük bir pislik oluşturuyor. Aslında biz sokak hayvanlarına yemek artığını ya da ekmeğimizi vs. Atarak iyilik yapmıyoruz. Bu büyük ve masraflı bir proje. Sadece bunun belediyenin altından kalkma şansı yok. Bu proje halkımızla beraber uygulayacağımız bir proje. Ama sen buraya yemek artığını döktüğün zaman o sokak hayvanının o kabın temizlenmediği sürece yemesini, su içmesini engelliyorsun. İnsanlarımızın bu konuda daha duyarlı olması lazım.
Peki bunun eğitim ile halkımızın bazı olaylara cahil kalması ile bir alakası var mı?
Evren Evrim Özdemir: Ben buna açıkçası cahillik demiyorum. İnsanlarda da öyle değil midir? Kendisine yapılmak istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın. Eğer sana zararı geleceğine inandığın bir şeyi başkasına gelmesini de istemeyeceksin çünkü insanlık bunu gerektiriyor. Şimdi bizde evimizde yemeyeceğimiz veya çöpe atacağımız yemeği,ekşşi yoğurdu, ekşi çorbayı getirip aslında bu hayvanlara iyilik etmiyoruz. Daha önceden sokak hayvanlarına zehirli yiyecekler atılıp çoğu sokak hayvanının zehirlenerek ölümüne sebep oluyoruz. Bu da hoş bir durum değil.
Barınaklarda sokak hayvanlarına yapılan zulüm karşısında tepkiniz nedir?
Evren Evrim Özdemir: Bütün peygamberler çobanlık yapmıştır. Allah-u Teala’nın en büyük sebebi şuydu: Hayvanları sevmeyen insanları sevemez. Hayvan sevgisi olmayan birinin içinde ben insan sevgisi olduğunu da düşünmüyorum. Kalkıp bir cana elinde kürekle, sopayla vurup öldürülmesine sebep olmak Allah’ın indinde ne kadar büyük bir vebal olduğunu o insan bilse ben yapacağını zannetmiyorum. Bu da insanın yavaş yavaş manevi boşluğa düşmesinden kaynaklanıyor. Ne kadar manevi boşluğa düşersek her şeye bakış açımız çok değişiyor çünkü içimizdeki merhamet duygusu gidiyor. Merhamet duygusu gittiği zaman insan her şeyi yapabilme gücüne sahip oluyor. Oradaki olay da bu olayın bir göstergesidir. Mesleğini severek yapmamaktan da kaynaklanıyor.
Kısacası çevrecilik milliyetçiliktir diyebilir miyiz?
Evren Evrim Özdemir: Milliyetçi olan bir insan, Türk-İslam ülküsünü giden bir insan, bu tür idealleri olan insanım kalbinde Allah merhamet duygusunu vermiştir. Merhamet herhangi bir din ile alakalı değildir. İster müslüman olursun ister kafir. Merhamet, insanlık ile ilişkili bir şeydir. Filistin – İsrail Savaşı yaşanıyor. Dünyada büyük bir zulüm var mı Gazze’de? Var. Çocuklar, kadınlar vs. ölüyor. Hepsi şu an bir katliamın eşiğindedir. 20 bine yakın insan öldü Gazze’de ve bütün dünya ayakta. Sanki İslam kabuğundan sıyrılıyor. Arap ülkelerinde hiçbir faaliyet yok iken Batı ülkelerinde insanlar İsrail’e karşı yürüyüşler düzenliyor. İslam, bütün dünyaya gelmiştir ama kabuğundan sıyrılıp başka ülkelere gidiyor gibi görünüyor. Araplar peygamber efendimiz ile akraba iken Türkler Resullulah efendimize aşıktı.
Kanunla sabit olan dışarı salınmayacak olan hayvanlar mevcut. Sizce bu yetiştirilme tarzı ile mi alakalı?
Evren Evrim Özdemir: Bir kurdu bile alıp ehilleştirebiliriyoruz. Bu hayvanlar insandan sevgi gördüğü sürece bunlar ehilleşebiliyor ama insanlar pitbullu ve kanun ile dışarı çıkarılması yasak olan köpekleri sırf kavga etsin diye yetiştiren insanlar var ve devlette bunu yasaklamış. Devlet de bunu yasaklamış. Biz de devletin kanunlarına uymak zorundayız. Devlet ne kural koymuşsa insanlarda ona uymak zorundadır.
Bir sokak hayvanı, bir insana saldırsa suç sizce kimdedir?
Evren Evrim Özdemir: Dışarıda bir sokak hayvanı, bir insana saldırdığı takdirde bu sokak hayvanını birileri serbest bıraktıysa bunun sorumlusu onlardır. Onların tespit edilmesi lazımdır ama bu hayvan sürekli dışarıda yaşayan bir hayvan ise hepimiz ondan sorumluyuz. Sokaktaki bir insana saldırıyor ise açtır, savunmasızdır. Bu yüzden imkanımız el verdiği sürece sahip çıkmamız lazım. Dışarıya yeri geliyor bir kap mama ve su bırakmamız lazım. Sokak hayvanı olduğu için bunları dışlamamak, kötü muamelede bulunmamak lazım. Toplum olarak sokak hayvanlarını kabullenmeliyiz.