Sanırım, 1960’lı yılların sonlarıydı. Haftada iki gün yayınlanan iki gazete çıkıyordu Gümüşhane’de. Şahsım ve gazetemiz için olumsuz şeyler yazılıyordu. Yazıların altına, yazıları yazanın değil de, basit, sıradan insanların isimlerini koyuyorlardı. Hiçbirine yanıt vermedim.
Kimi toplantılarda görüştüğüm bir Savcının ziyaretine gittim. Hâkimler de vardı ziyarette. Bana; “Hakkınızda çıkan yazıları okumuyor musunuz?” dediler. Ben de okuduğumu söyledim. Öğleyse niye yanıt vermediğimi sordular.
Ben de Sokrates’in bir sözünü anımsattım.
O söze geçmeden Sokrates hakkında bir iki görüş belirtmek isterim.
Sokrates; Yunan kökenli bir filozoftur. Kant, Sokrates’i; “Aklın İdeal”, Hegel de; “Bir insanlık kahramanı, felsefesini yazmayan ama yaşayan bir filozof” olarak tanımlar.
Sokrates, bir gün sokaktan geçerken, vatandaş yanına yaklaşmış ve demiş ki, falanca kişi,
Sizin için kötü sözler söylüyor. Ona niye yanıt vermiyorsunuz?
Sokrates’in yanıtı şu olmuş:
“Bir köpek sizin ayağınızı ısırsa, siz de onun ayağını mı ısırırsınız?”
Bu sözü anımsatmam dinleyenlerin hoşuna gitti ve bana; “Bu örneği yazabilir misiniz?” dediler. Ben de; “yazarım, dedim” ve yazdım.
Aradan yıllar geçti, Bir orta dereceli okulda öğretmenlik yapan, arada bir de cami’de vaaz da bulunan bir yönetici yazılar yazıyor yazıları, ama yazıların altına kendi ismini değil de, başkalarının isimlerini koyuyor. Bir gün, o yazıları yazan öğretmenle karşılaştık. Bana, ” Hakkınızda çıkan yazılara niye cevap vermiyorsunuz?” dedi. Taktik, önce verdiğim örnek gibi.
Ben de kendisine; “Siz, kendi yazılarınızın altına başkalarının ismini koymak yerine, kendi isminizi koyarsanız cevap veririm” dedim. O öğretmen daha yazmadı.
Gazetecilik, kişilerle, kurumlarla uğraşmak değil, gerçeklerin ışığında yorum yapmak, haber sunmak, toplumun ve bireylerin kalkınmasına, gelişmesine yol açacak düşünceler ortaya koymaktır.
Gazeteler elimizde, bilgisayarlar önümüzde diye, tutumlarını, yaşam tarzlarını, siyasi görüşlerini benimsemediğimiz insanları, toplum içinde rencide etmeğe kalkmak gazetecilik değildir.
Gazetecilerin ve gazeteciliğin dışındakilerinin yetkilerini birilerinin yararına, birilerinin zararına kullanmak hiç değildir.
Ne yaparsınız ki, aynı hataları hepimiz yapıyoruz zaman zaman.
Yazıya başladığımız zaman, konunun nerelere varacağını biz de bilemiyoruz.
Sokrates’in sözünden açtık yazıyı, buralara kadar geldi.
Devam edersek, belki başka yerlere de gider. İyisi mi bu kadarla noktalayalım.