Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri yaklaşıyor. Şimdi herkes, seçimlerin hilesiz, hurdasız yapılıp yapılamayacağını tartışıyor. Biraz da abartılı formüller ortaya atanlar var. Bu kadar kuşkulu olmak gerekli mi, bilemiyorum.
2019 yılında yapılan yerel yönetimler seçimlerinde; “İstanbul’u alan, Türkiye’yi alır” deniliyordu. Bir ölçüde doğrudur. Çünkü İstanbul demek, sadece nüfus olarak değil, İstanbul’da yaşayan nüfus, Türkiye’nin her ilinden, içesinden, köyünden gelenlerin oluşturduğu bir nüfustur. O nedenle İstanbul Türkiye’yi temsil eder.
İşte bu nedenle, iktidar da, muhalefette, İstanbul’daki yerel seçimleri almak için, çok büyük çaba sarf etti. Önce, sudan nedenlerle bir zarfın içindeki 4 oydan, yalnız bir tanesini (Belediye Başkanlığı oyunu) iptal ettiler.
Sonra ne oldu?
İlk seçimde, 13 bin 500 fark atan Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, ikinci seçimde 806 bin fark attı.
Demek ki, hileli yollardan sonucu etkilemek kolay olmuyor.
Ülkemizde yaşayan, kimisine göre 5 milyon, kimisine göre, 8 milyon yabancının çoğunu seçmen yazarlarmış. Yurt dışında yaşayan ve oy vermek durumunda olan insanların kime oy verdiklerini kontrol etmek kolay olmazmış. Önceki seçimlerde yapıldığı gibi, mühürsüz zarflardan çıkan oyları geçerli sayacak başka formüller bulunurmuş. Yani, “miş” ler, “muş” lar sıralanıp gidiyor.
Bu kadar kuşkuya gerek yok. 2019 yerel yönetimler seçimleri örneğini boşuna vermedim. Türkiye’nin yarıdan çoğunun muhalefette olduğunu tüm anketler gösteriyor. Seçmenlerin yarıdan çoğunu oluşturanların da akılları var, gözlemleri var, alabileceği önlemler var. Her siyasi patinin sandıkların başlarında temsilcileri olacak. Sandıklardaki oyların sonuçları anında saptanarak basına verilecek. Televizyonlar, aldıkları sonuçları anında yayınlayacak. Hiçbir Seçim Kurulu, göz göre göre, gerçekleri saptırmak gibi bir yola girmez. Seçimlerden önce, bu kadar kuşku üretmeğe, seçmenlerin bu konuda akıllarını bulandırmaya gerek yoktur. Aksine, seçimlerin doğru yapılabileceği konusunda güven vermeğe gerek vardır.
İktidara mensup olanlar da, muhalefette olanlar da, sıradan vatandaşların sandığı kadar edepten, insaftan, ahlaktan yoksun değillerdir.
Herkes rahat olsun ve dikkati, kontrolü de elden bırakmadan, oylarını vicdanları doğrultusunda kullanmaya baksın. Sonuçlar ülkemize, milletimize hayırlı olsun.