Kuşakkaya Gazetesini kurduğumuz 20 Haziran 1967 tarihinden bu yana , ( önemli sebepler dışında) her sayısında yazım yayınlanıyor.
İncelenirse görülecek ki, yazılarımda hiçbir siyasi partinin işine karışacak, yazılar yazmam.
Şimdi niye yazıyorum?
Saadet Partisinin bir lideri var, merkez Yönetim Kurulu üyeleri var, parti meclisi üyeleri var.
Her partide olduğu gibi, Saadet Partisinde de seçimlerle ilgili ya da ittifaklarla ilgili karar verecek olan Partinin Genel Başkanı ve parti organlarında görev alacak olanlardır.
Geçmişte Saadet Partisinde önemli görevler alan, Bakanlıklarda bulunan sayın Oğuzhan Asiltürk’ün bir beyanını dinledim. Uzun zamandan beri Asiltürk’ün bir konuşmasını, özellikle partisiyle ilgili bir beyanını duymamıştım.
Şimdi ne diyor?
“Partimle ilgili görüşlerim kalbimdedir. Onu şimdi açıklamam. Seçimlere bir ay kala açıklarım” diyor.
Diyelim ki, Sayın Asiltürk’ün görüşleri, partiyi bölmeye ya da bir başka partiyi destekleme yönündedir.
Sayın Asiltürk’ün konuşmasının parti içinde bir etkinliği olur mu?
Sanmıyorum.
Kaldı ki, Asiltürk’e düşen, partinin geleceğine yönelik düşünceleri, partinin genel Başkanına bırakmak olmalıdır. Kiminle konuşursa konuşsun, bu konuda fikir beyan etmesi etik de değildir, isabetli de değildir.
Kaldı ki, Saadet Partisinin Genel Başkanı Partisini yönetirken bir zaafa düşmemekte, kendisine ve partisine zarar verecek düşünce ve hareketlerde bulunmamaktadır.
Saadet Partili vatandaşların da, şu andaki Genel Başkanın ve yönetiminin dışında, başkalarının düşünce ve telkinlerine göre davranacaklarını sanmıyorum.