Yöremizde, ağaçlara su yürüdüğü zaman, söğüt ağaçların dallarından düdük yaparlar. Söğüdün pürüzsüz bir dalı 20-25 santimetre boyunda kesilir. Üzerine parmakların geleceği şekilde gözler açılır. Ağıza gelecek kısmı çapraz kesilir. Sonra, kabuk yarılmadan dikkatlice daldan çıkarılır. Düdüğü hazırlayan kişi görünüşüne bakar ve çalıp çalmadığını kontrol etmeden, “Öterse iyi düdük” der ve dener. Ötüyorsa sorun yok. Ötmüyorsa, yeniden yapar.
Ülkemizde, Suriye de, Irak’ta ve İran da ayrılıkçı insanlar yaşar. Kimisi PKK ismi altında, kimisi PYD, YPG ve daha farklı isimler altında kümeleşmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri çok uzun zamandan beri 4 ülkede bulunan bu insanları, yalnızca, evet yalnızca, kendisine ve İsrail’e hizmet etmeleri için, silahlandırmakta, maddi-manevi yönden desteklemekte ve eğitmektedir. Amacı, o saydığımız farklı grupları, kukla bir devlet çatısı altında toplamak ve onları kopardığı devletleri sürekli baskı altında tutmaktır.
40 yılı aşkın bir süreden beri PKK adındaki topluluklar ülkemize çok zarar verdi, 50 bine yakın polimizi, askerimizi, vatandaşlarımızı öldürdüler.
Şimdi, o vatandaşlarla bir dostluk kurmaya çalışıyorlar.
Ne yapacaklarmış?
PKK ve benzeri, silahları bırakacakmış. 50 kişinin katili olan Öcalan’ı baş tacı etmeğe çalışıyorlar. PKK’lılar Öcalan’ın emriyle silahları bırakacak, Türk Devletinin bir parçası olarak yaşamlarını sürdüreceklermiş.
DEM partisi de bu birleşme konusunda iktidarla PKK arasında köprü rolü oynamaya çalışıyor.
Halk arasında söylenen bir deyim vardır, bilirsiniz; “Kırk yıllık yani, olur mu Kâni” derler.
PKK’lıların içinden seçtikleri 25-30 kişiyi, ülkemizin sınırları dışında bir yere topladılar, 0, 25-30 PKK’lı kameraların karşısına geçti, silahları çıkardı, madeni bir oluşumun içinde topladı yaktılar.
Adını verdiğimiz 4 ülkenin içinde, çeşitli isimlerdeki teröristle, ABD ile İsrail’in güdümü altında, bu dört ülkeden koparacakları topraklarda yeni kukla devletin fitilini ateşlediler.
Bizdekiler de bu olayı bir bayram havası içinde sunuyorlar.
Birilerinin, kim ülkeleri bölerse bölsün umurlarında değil.
Ya umurları olan ne?
Biz düdüğümüzü öttürelim de, kime ne olursa olsun!