enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Öğretmen Emekli Olmaz (Olamaz) Yahut Ahmet Sezgin Örneği-2

12.02.2026 12:23
0
A+
A-

Ahmet Sezgin Hoca, yarının öğretmenleri için çok iyi bir rol modeldir.

Ahmet Sezgin Hocamın kaleme aldığı bu anlamlı satırları okuduğumda ister istemez dünle bugünkü öğretmen anlayışlarını kıyaslıyorum ve doğrusu üzülüyorum. Zira bugün öğretmenlik mesleğini seçenlerin yüzde kaçı bu anlayışla ve bu amaçla bu mesleği seçiyor?

Günümüzde (yeni öğretmenlerin ilk atama sisteminde) öğretmen adayları öncelikle “MEB-AGS (Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı)” aşamasından geçtikten sonra bir yıl  boyunca Öğretmen Akademisi’nde eğitim görecekler. Burada (daha evvel pedagojik formasyon eğitimi aldıkları hâlde) öğretmenliğin inceliklerini (maalesef teorik olarak) öğrenecekler! Daha sonra da ilk görev yerlerine atanacaklar. Bu eğitim sırasında (teorik olarak değil)  alanında özgün ve fark yaratmış öğretmenlerin model öğretmen olarak aday öğretmenlerle buluşturulması ve tecrübelerini onlara aktarmaları sağlanmalıdır. Bu kapsamda  Ahmet Sezgin Hocam, Türkiye’de açılan bütün akademilerde aday öğretmenlerle bir araya getirilmeli ve adaylara tecrübe paylaşımı sağlanmalıdır. Zira o, öğretmenlik alanındaki uygulamalarıyla öğrencileri tarafından çok sevilmiş ve benimsenmiştir. Onun öğretmeliğe dair aşağıdaki tecrübeleri (uygulamaları) aday öğretmenlerce dikkate alınmalıdır:

“Ben müfredat ve ders kitaplarına sıkıştırılmış, üç gün sonra unutacakları konuları ezberci bir anlayışla anlatan, eğitimi okul ve sınıfa hapseden bir öğretmenlik yapmadım; kavratan, hissettiren, düşündürüp sorgulatan, bilgiyi kültür ve hikmete dönüştürmeye çalışan, ufuk açan, ilham veren öğretmen olmaya gayret ettim. Eğitimcilik kimliğimi, giyilen bir gömlek gibi taşımadım. Eğitimci vasfını yürekteki bir inanç ve sevda gibi, bir hayat tarzı olarak taşımaya; her yerde ve her zamanda öğrencilerimin öğretmeni, rehberi, derttaşı, arkadaşı, ağabeyi olmaya gayret ettim. Öğrencilerimin yetişmeleri için onlara sevgi, saygı, güven, iş birliği ve öğrenme atmosferi oluşturmaya çalıştım. Sevgiyle cesaretlendirip Türkçe ve edebiyat derslerini sevmelerini; onların okuma, dinleme, konuşma, yazma, yorum yapma yeteneklerini geliştirerek dersleri zevkle öğrenmelerini, kendilerini yetiştirmelerini sağlamaya özen gösterdim. Öğrencilerimi kısa zamanda tanıyıp isimleriyle, onlara şefkat ve tebessümle hitap etmeye, hâl ve hatırlarını sorup okul, aile ve çevreyle ilgili sıkıntılarında özel ve genel rehberlik yapmaya gayret ettim.

Ruhsuz, köksüz, ezberci, hayattan kopuk, pragmatist eğitim sistemine ve “muhteris kifayetsizler”e rağmen Allah, vatan, millet ve insanlık yolunda gül yüreklere sevgi ve merhametle dokunmaya; öğrencilerimin temel bilgileri, ilgileri, yetenekleri ve öğrenme tarzlarını göz önünde tutarak onları akademik, sosyal, kültürel, ahlakî yönden üst seviyeye çıkarmaya; öğrenmeyi öğretmeye, onlarla samimi ilişki kurup dertleriyle ilgilenmeye; sevdirip müjdeleyerek onları hayata hazırlamaya; milletine ve insanlığa hizmet edecek şahsiyetli, güzel insanlar olabilmelerine hak ve hakikat aşkı, samimiyet, sorumluluk, şefkat, adalet, güzellik, hizmet bilinci, inanç, güven, sevgi, azim, heyecan, umut ve sabırla gayret ettim. Nice öğrencimle özel ilgilenerek gönül kapımla birlikte evimin de kapısını açarak onların her türlü dertleriyle ilgilenmeye çalıştım. Öğrencilerimle bazen rehber, eğitimci bazen de ağabey-kardeş ilişkisi içinde oldum. Evimize sohbet etmeye gelen öğrencilerime çay demleyip kendi ellerimle onlara çay ikram etmekten büyük bir mutluluk duydum. Gönül ocağında yanan sevgi ateşinde Allah, vatan, millet aşkıyla muhabbet, merhamet, iyilik, güzellik, şiir, şuur, ilim ve hikmet demledik her hafta.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.