Hepiniz aslan yavruları olun. Yeryüzünde gece gündüz kartal gibi uçun ve Anadolu’ya fethedin. Anadolu’da fethedeceğiniz yerler sizin sizden sonra çocuklarınızındır. Sultan Alp Arslan (Sultan Alp Aslan’ın fetih sonrası emir ve komutanlarına yaptığı konuşma) Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’ya bizlere yurt yapan Sultan Alp Arslan ve 30 bin askerini saygı ve özlemle anıyorum. Malazgirt Meydan Muharebesi’nin 951. yıl dönümü kut’lu olsun. Bu zafer Türk’ün zaferidir. Kut’lu olsun. Ramonos Diogenes’in büyük bir ordu ile Anadolu’ya hareket ettiği haberi duyuldu. Bizans ordusunun sayısı ve amacı hakkında bilgi alan Sultan, hemen Anadolu’ya hareket Fakat çok hızlı hareket etmesi gerekiyordu. Aksi takdirde çok geç olabilirdi. Diğer yandan Mısır Seferi’ni de iptal etmek istemiyordu. Çok hızlı karar vermeliydi. Bir müddet düşündü ve çok kritik bir karar verdi. Ordusunun büyük bölümünü bölgede bırakarak yanında hassa birliği az sayıda kuvvet olduğu halde süratle Bizans ordusunu karşılamak üzere harekete eti. (26 Nisan 1071) Hızlı hareket etmek zorunluluğu, Fırat Nehri’ni geçerken büyük sıkıntıya sebep oldu. Zaman kaybetmeden nehri geçmeye çalışan ordu, büyük zaiyat verdi. Özelliikle binek ve yük hayvanlarıyla erzağın önemli bir kısmı suya gömüldü. Bu durum, orduda erzak sıkıntısının baş göstermesine yol açtı. Alp Arslan, Urfa önlerine kadar bu süratle yol aldı. Kısa bir süre önce ona vergi vermeyi kabul eden Urfa Hakimi Dük Vasil, yeni bir savvvaşı göze alamadı. Alp Arslan ve ordusuna bir miktar erzak gönderdi. Sultan burada yorgun, hasta ve güçsüz askerleri terhis edip yoluna devam etti. Böylece yanında bulunan asker sayısı daha da azaldı. Bu arada güvenliğini sağlamak için Hoy’da ikinci bir ordu hazırlanmasını emretti. Ayrıca savaşın mağlubiyetle neticelenmesi durumunda alınması gereken tedbirlerle ilgili görevlendirmeler yaptı. Ordu Malazgirt’e doğru ilerlerken Alp Arslan’ın emrini alan Artuk, Mengücek, Saltuk, Danişmend ve diğer Selçuklu emir ve kumandanları orduya katıldılar. Bu askerlerin yanında Sultan Alp Arslan’a tabii olup imzaladıkları bağlılık antlaşması gereği savaş zamanlarında Selçuklu ordusuna asker göndermek yükümlülüğündeki Mervaniler gibi bazı yerel hanedanlara bağlı kuvvetler de Sultan’ın emri uyarınca gelip orduya dahil oldular. Ancak kaynaklarda yer alan faklı rakamlara göre bu haliyle bile Selçuklu kuvvetlerinin toplam sayısı 30 ila 50 bin arasındaydı. Buna karşılık Bizans ordusu 150 ila 200 bin civarındaydı. Asker sayısı yanında silah ve teçhizat bakımından da Bizans ordusu, Selçuklu ordusundan üstündü. İki ordu 26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt’te karşılaştı. Cuma günüydü ve bütün İslam beldelerinde cuma hutbelerinde hep bir ağızdan Sultan Alp Arslan ve ordusu için dua edildi. Neticede savaşı Sultan Alp Arslan ve Selçuklu ordusu kazandı. Böylece başta Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere bugünkü Suriye, İran ve Irak’ın büyük kısmı muhtemel Bizans işgalinden kurtarıldı. Sultan Alp Arslan ve Selçuklu ordusunun Malazgirt Savaşı’nda sayı ve teçhizat bakımından üstün olan Bizans kuvvetleri karşısında üstün gelmelerinin en önemli sebebi, moral gücü ile stratejik ve taktiksel üstünlüktü. Bizans ordusundaki fikir ayrılıklarına karşı Selçuklu ordusundaki ortak inanç ve şuur, onları aynı amaç doğrultusunda kenetlemiş ve Sultan Alp Arslan’ın uyguladığı dahiyane savaş strajesiyle parlak bir zafer kazanmıştı. Sultanın emrini alan emir ve kumandanlar vakit kaybetmeden Anadolu’nun çeşitli yerlerinde gaza ve cihat faaliyetlerine başladılar. Kısa süre içinde Erzurum ve çevresi Saltuk Bey ; Erzincan, Kemah ve çevresi Mengücek Gazi ; Kayseri, Sivas, Tokat, Niksar ve Amasya Danişmend Gazi ; Mardin, Diyarbakır, Malatya ve Harput’ta Artuk Bey tarafından fethedildi. Bunların dışında başka emir ve kumandanlar da Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Kısa süre içinde hem siyasi hakimiyet hem de nüfus bakımından Anadolu tam anlamıyla bir Türk yurdu haline geldi Süleyman Şah’ın 1075 yılında İznik’te kurduğu Türkiye Selçuklu Devleti ile Anadolu artık Türkiye’ydi. (1) Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti
Kalemi Mahsus Müdüriyeti
Adet
Aceledir
Yunanlıların memleketimiz dahiliinde halk üzerine tatbik ettiği zülüm ve baskının araştırılması ve hafifletilmesi bizce de lüzumludur. Şu kadar ki bağımsız bir devletin kendi arazisi haricin herhangi şekil ve suretle isterse araştırma gayesiyle olsun, nüfuzu kabul edilemez. Bu bakımda teklif ve fiilin lüzumlu sebepler ve gerekçeler ortaya konularak reddi lazımdır efendim.
Ankara’ya ulaştırılacaktır.
24.08.1922
Başkumandan
Mustafa Kemal (2)
Türkiye Büyük Millet Meclisi İcra Vekilleri Heyeti Riyaseti Kalemi Mahsus Müdüriyeti
Adet 1/156
Zata mahsustur.
İcra Vekilleri Reisi Rauf Efendi’ye
Batı cephesindeki ordularımız tevfikatı Sübhaniye’ye dayanarak Ağustos’un Yirmi Altıncı Cumartesi Günü düşmana taaruza başlayacaktır. Rauf ve Adnan Beyefendilere yazılmıştır. Batı Cephesi’ne ulaştırılacaktır.
25.08.1922
Başkumandan
Mustafa Kemal (3)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti Kalemi Mahsus Müdüriyeti
Adet 2
Türkiye Büyük Milet Meclisi Reisi Sanisi Adnan Beyefendi’ye,
İcra Vekilleri Reisi Rauf Beyfendi’ye,
Müddafaa-i Milliye Vekili Kazım Paşa Hazretleri’ne,
Doğu Cephesi Kumandanı Kazım Paşa Hazretleri’ne,
Hareketimizin mahiyetini düşmandan gizlemek maksadıyla Türkçe yazıyorum. Düşmanın bir seneden beri tahkim ve tel örgülerle takviye ettiği mevzilerden Afyon güney cephesinde Kalecik Sivrisi Tepe (Belentepe) – Tınaztepe – Kırcaarslan güneyindeki tepeler kısımları subayları ve efradımızın cansiparane hücumlarıyla zapt olunmuştur. Düşmanın her taraftan muharebe meydanına trenle ve otomobil ile ve yaya olarak getirdiği mühim takviye kıtalarıyla muharebe geç vakte kadar taaruz ve karşı taaruzlarla kesintisiz devam etmiştir. Taaruz harekatı yârin dahi devam edecektir.
26.08.1922
Başkumandan
Mustafa Kemal (4)
Bilge Vezir Nizamülmülk, Erkan Göksu, Bir Savunma Savaşı Olarak Malazgirt, Sultan Alp Arslan ve Anadolu’nun Fethi, sayfa 53 – 54 ve 58
(Heyet-i Temsiliye’ye Çekilen Telgraf, Atatürk’ün Bütün Eserleri, Cilt 13, Sayfa 207)
(Rauf ve Adnan Beyefendilere Çekilen Telgraf, , ATABE, Cilt 13, Sayfa 209.)