Lütfi Tuğlu 1931 yılında Kelkit’te doğdu. Mahkeme Azası Hüsnü Efendinin torunu, Adil Efendinin oğludur.
Lütfi Tuğlu, annesini 1948 yılında kaybetmiş, onun acısı uzun yıllar içinden çıkmamıştı. Bu nedenle, son yıllarında, ölümü halinde, Yeşilova’da, annesinin mezarının yanında toprağa verilmesini vasiyet etmişti.
Öyle de oldu. Köyümüzde, isteği doğrultusunda 14 Ocak 2022’de kılınan cenaze namazından
sonra toprağa verildi. Lütfi Tuğlu, ilkokulu Kelkit’de, evimizde kalarak okudu. Çocukluk yıllarımız birlikte geçmişti. Babası Adil Efendi, hem annemle hem babamla amca çocuklarıydı.
Lütfi Tuğlu’nun annesi ölünce, geride kendisi, kız kardeşleri Lütfiye, Fikriye ve Asiye kalmıştı.
Lütfi Tuğlu ve kız kardeşleri annem Fadime Hanıma “hala” diyorlardı. Annem onlarla ilgilenirdi.
Lütfi Tuğlu, ilkokulu Kelkit Cumhuriyet İlkokulunu bitirdikten sonra, amcazademiz Nihat Tuğlu ile birlikte Pulur Köy Enstitüsüne kaydolmak üzere Erzurum’a gittiler. Ancak Lütfi ağabey, intibakta sıkıntı çekti ve geri döndü. Bu kez babam (Ziver Tuğlu) ile yeniden Erzurum’a gittiler. Babamın Okul Müdürlüğüyle konuşmasının ardından okula başladı ve ayrılmamak zorunda olduğunu kavrayarak devam etti. Hiç sınıfta kalmadı, 1945yılında başladığı Enstitüden 1950 yılında mezun oldu.
Lütfi Tuğlu, 15 yıla yakın bir süre, birkaç yerde geçen öğretmenliğinin ve okul Müdürlüklerinin ardından, Kelkit Merkez Çiftlik İlkokulu Müdürlüğüne atandı. Çiftlik İlkokulunda da görevini başarıyla sürdürdüğü için bir süre sonra sonra da Kelkit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne tayin edildi ve oradan İlçe Milli Eğitim Müdürü sıfatıyla emekliye ayrıldı.
Lütfi Tuğlu, sakin yapılı, okumayı seven, ülke sorunlarını sürekli okuduğu gazetelerden izleyen, az konuşan, öz konuşan, dostlarına karşı vefalı, insan kadri bilen bir amca zademizdi.
Emekli olduktan sonra bir süre Kelkit’te, daha sonra gittiği İzmir’de ticaretle uğraştı. Zamanını kışları İzmir’de, yazları da Kelkit’te geçirirdi.
Amca zademiz ve ağabeyimiz Lütfi Tuğlu herkesle konuşur, az sayıda ve kendi yaşam felsefesine uyan insanlarla yakın dostluk kurardı.
Çok konuşmaz, dedikodudan uzak durur, kimseyi çekiştirmezdi. İkimiz de yaşlandık, birbirimizden uzak kaldık ama bu uzaklık, birbirimize olan sıcak bağları hiç gevşetmezdi.
Hayatta kalan kız kardeşine, çocuklarına, torunların sonuç olarak kendisine Allahtan rahmet, Tuğlu ailesine başsağlığı dilerim.