enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Polisi Kaba Güce Zorluyorlar

10.02.2021 13:45
0
A+
A-

Yalnız Boğaziçi öğrencileriyle ilgili olaylarda değil, hak arayan tüm memur, işçi, emekli, çiftçi olaylarında polis memurlarına yukarılardan gelen emirler, polisle hak arayanlar arasında bir arbede dönüşüyor. Elbette polis gücü galip geliyor ve hak arayanlar darmadağın ediliyor.

Bu durum, insanların can ve mal emniyetinin nasıl sağlanacağı konusunda, haklarını nasıl arayacakları konusunda insanı kuşkuya düşürüyor.

Yaşımız icabı, son 65 yılı yakından ileme imkânını bulduk. Demokrat Partinin son zamanlarında da polis çok sert müdahalelerde bulunmuştu.

Özellikle 27 Nisan 1960 olaylarını anımsıyorum. Üç ilimizde (İstanbul-Ankara-İzmir) sıkıyönetim ilan edilmişti.

Polislere sorarsanız, aldıkları emirleri uyguluyorlardı. Ama iş zora sokulunca, polise emir verenler polise sahip çıkmıyor, sözlü olarak verdiği emirleri de inkâr edebiliyorlardı. Sonunda yine polis memurları zarar görüyordu.

27 Mayıs ihtilalında (Askerlik görevimi yapıyordum) bize de görev vermişlerdi. Polis olduklarını iddia ettikleri memurları, farklı davranışlar sergiledikleri için İstanbul Bakırköy Askeri Hastanesine götürmüştük. Acımadığımı söyleyemem. Onlara emir verenler neredeydi?

Günümüzde bile, er ya da geç bir iktidar değişikliklerinde, belki de birçokları mahkemelere sevk edilecekler. Kimin haklı ya da kimin haksız olduğunu nereden bileceksiniz?

Kimi yöneticiler, kimi memurlar, polisler zarar görürlerse hoşumuza mı gidecek?

Elbette gitmeyecek.

Olayları önlemek için hem yöneticiler, hem de emir verdikleri güvenlik görevlileri güç kullandırırlarken, o gücü kullananları da düşünerek, daha sakin, daha mantıklı davranmalılar.

“Tatlı söz, yılanı deliğinden çıkarır” Diye bir halk deyimimiz vardır. Gücü, olayları yatıştırmak yerine, daha da kışkırtıcı bir tavır sergilerseniz, her iki tarafta bundan zarar görür.

İstanbul’daki 6-7 Eylül olayları nedeniyle, aslen Gaziantepli olan bir Baş komiser gelmişti Kelkit’e. Kelkit, o yıllarda (1955-56-57 yılları) çok içki çilen, dolaysıyla da içkiden ötürü kavgalar yaşanan bir yerdi. Bende memurdum. Baş komiser içki içilip bağırıp çağıran tüm gençleri, karakola almak yerine evine götürtür, ikinci gün, karakola davet edilir, yaptığı kötülükler yüzüne anlatılı, sonra bırakılırdı. Baş Komiserin bu hareketi, Kelkit’te olayları durdurdu.

Bize göre, tüm yöneticilerin hareket tarzı çok önemli. Taşkınlık, taşkınlığı doğuruyor. Suçlulara göz yumulsun demek istemiyoruz. Sabırlı, serinkanlı davranılmasından yanayız. Karşı taraf. Tatlılıktan anlamıyorsa, ona göre davranılır elbette. Amaç, olayları önlemek olmalıdır. Bunun yolu da kaba güçten geçmez.

Yazarın Diğer Yazıları
09.07.2025 14:53
01.03.2021 15:01
11.03.2025 14:43
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.