enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kuzey’in Yıldızı

20.04.2026 08:00
0
A+
A-

Hayat; değişip dönüşen, dolayısıyla da devingen bir yapıya sahip. Her günümüz bir önceki günümüzden faklı. Söz konusu değişim yaşanırken tarihte bırakılan izler daha anlamlı hale geliyor. Hele bir de bu değişimler bir kurumda yaşanıyorsa, o zaman değeri daha da artıyor. Zira kurumların hafızaları daha güçlü oluyor. Değişim ve dönüşümler daha net izlenebiliyor. İşte tam da bu noktada Gümüşhane Üniversitesi’nden söz etmek istiyorum.

Üniversitemiz, ilimizde 2008 yılında kuruldu, bildiğiniz gibi. Geride kalan yıllarda kurucu rektör ve sonrasında gelen ikinci rektör hocamızla birlikte üniversite, belli bir yol kat etti. 18 yıl içinde elbette çok değişip dönüştü. Son bir yılda ise deyim yerindeyse pek çok alanda ciddi değişimler yaşandı. Her değişim süreci sancılı olur. Kabullenilmesi zor ve yıpratıcı olabilir. Ama meyvesi aslında çok da lezzetli olur. Şimdi durduk yerde neden zorluklardan bahsettik dersek, asıl bu yazıya konu olan gelişmenin tam da orada başladığını ifade etmek mümkün.

10 Nisan 2025, Gümüşhane Üniversitesi’nde 3’üncü rektör döneminin başladığı tarihi işaret ediyor. Tabir-i caiz ise eğer, yeni bir aydınlanma dönemine girilen milattır bu tarih. Üniversitenin uzun süredir pek çok alanda ataleti sergilediği bir dönemde, kuzeyden parlayan bir yıldız gibi girdi Rektör Oktay Yıldız, üniversiteye. Doğrusu hiç de abartılı bir tanım değil! Nitekim kendi içine çekilmiş bir yapının varlığı hemen her birimde hissedilirken, birdenbire bir yıldız girdi hayatımıza, rektör Yıldız. Ve o güne kadar bilinen ezberleri bozdu.

Evet, bir üniversite evrensel yapısıyla önceliğini eğitime verir. Dolayısıyla akademisyenine ve öğrencisine bu yönde onlara kolaylıklar sağlar ve gelişim imkânı sunar. 18 yıllık geçmişinde üniversite; akademik yolculuğunda pek çok gelişme yaşamış ve kurumsal hafızasında zaten kendisine ayrılan yeri edinmiş. Adı geçen gelişmeler oldukça kıymetlidir. Çünkü üniversitenin kurumsal kültüründe ciddi kazanımlar sağlanması, o kurumu kayda değer yapar. Bölgede hatırı sayılır bir üniversiteye dönüşen ve şehrimizin önemli kurumu olan üniversitemizde son bir yılda, daha önceki yıllardan farklı gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın üniversitenin 3’üncü rektörü olarak atanmasının üzerinden geçen bir yılda adı geçen kurumda pek çok şeyin değişip dönüştüğünü görüyoruz. Zaman zaman kurum içinden ya da şehirden sert sesler yükselse de, günün sonunda o değişimlerin aslında doğru alınmış kararlar olduğu anlaşıldı, anlaşılmaya da devam ediyor.

Genç, dinamik, hevesli, girişken, yapıcı, üretken, samimi; özetle bizden biri ve daha da önemlisi hemşerimiz olan Oktay Yıldız, sadece bir rektör değil; vizyoner kimliği ile imza attığı her işte daha ilk yılda gökyüzünün en parlak yıldızı olan “Kuzey Yıldızı” gibi etrafını aydınlatıyor. Bakın bunu söylerken laf olsun diye söylemiyoruz, rakamlar bize bunu gösteriyor. Rektör hocamız geçmiş bir yıllık sürecini değerlendirmek için biz basın mensuplarına bir akşam yemeği etkinliği düzenledi. Yemek sonrasında bizlerle bazı bilgiler paylaştı. Paylaşımları sosyal medya hesaplarında canlı da yayınlandı. Şimdi dilerseniz kısaca o bilgilerden öne çıkanları sizlere aktarayım ki boş yere laf etmediğimiz anlaşılsın.

Gümüşhane Üniversitesi; 2025-2026 yılında YÖK verilerine göre üniversiteler arasında yükselişe geçerek 122’inci sırada kendine yer buldu. İlk kez QS sıralamasına girdi. Daha önceki yıllarla kıyaslandığında %252 artışla cost aksiyonunda rekorlar kırdı, %444 artışla TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde başarı elde etti. Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) ve TÜBİTAK projelerinde ivme kazandı. Patent ve fikri haklarda sergilediği gelişme ile önceki yılları geride bıraktı. İlkini 2024 yılında aldığı akreditasyon belgelerini iki bölümün dışına çıkararak, üniversite de dahil olmak üzere 3 farklı birimde 6 programda yeni akrediteler elde etti. Bugüne kadar örneğine rastlanmayan “Liyakat Akademisi” uygulamasıyla her bir personelin hakkaniyetle yükselişini kolaylaştıracak bir eğitim portalı oluşturuldu. Eğitimin en temeli olan çocukluk eğitimini güçlendirme adına “Çocuk Üniversitesi” kuruldu ve daha ilk yılında iki farklı zaman diliminde mezunlar verdi. Bilimi halka yaymak ve onların ayağına götürmek amacıyla “Bilim Kafe Etkinlikleri” düzenleniyor. Bununla yetinilmeyip, “Üniversite-Şehir Buluşmaları” gerçekleştiriliyor. Böylelikle akademinin dışına çıkılarak şehrin önde gelen kanaat önderleri ile fikir alışverişi yapılıyor. “Proje Pazarı” etkinlikleri ile akademisyeni ve öğrenciyi uygulamalı eğitimlerde bir araya getirme çabası sergileniyor. Başta spor ve iletişim olmak üzere pek çok platformda elde edilen başarılarla üniversitenin sadece ülkemizde değil, uluslararası arenada görünürlüğü son bir yılda daha da arttı.

Değerli dostalar, yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım ve bugünkü basın toplantısında da aktarıldığı şekliyle, üniversitemizde son bir yılda daha önce adı bile anılmayan pek çok ilke imza atıldığını gördük. Bu veriler hepimizi fazlasıyla heyecanlandırıyor. Bu başarı sadece üniversitemizin değil; hepimizin başarısı, bütün şehrimizin kazanımı. Keza karşılıklı bir etkileşim oluyor. Biz bu şehri, üniversitemiz olmadan düşünemiyoruz. Üniversitemizin olmadığı bir platformda şehrimizin dinamikleri ne yazık ki eksik kalır.

Elbette ki dünden bugüne epey yol alan üniversitemiz, son bir yılda deyim yerinde ise yürümedi, koştu. Bunu hem bir Gümüşhaneli olarak hem de bir gazeteci olarak servis edilen haberlerden gözlemdik. Paylaşımlar bize şunu gösterdi ki Rektör Yıldız, sadece makamda oturan bir yönetici olmadı. Kimi zaman öğrencileri ile aynı arabada yolculuk eden, kimi zaman yine onlarla aynı yemeği yiyen, kimi zaman bir mezarlıkta personelini yalnız bırakmayan, kimi zaman bir halaya ortak olan, kimi zaman gür sesiyle âşıklara taş çıkartırcasına şiirler okuyan, şarkılar söyleyen, kimi zaman dağ tepe demeden koşup yürüyen, fizibilite çalışmaları yapan, kimi zaman protokolün yanında, kimi zaman esnafın çay ocağında, kimi zaman kahkahalara ve gözyaşlarına ortak olan, kimi zaman hasta yatağındaki personelinin yanı başında olan, kimi zaman da öğrencisiyle çorba kuyruğuna giren, kısacası; bizden, içimizden biri olan bir rektör profili gördük bu son bir yılda. Tam bir atom karınca! Hangi taşın altını kaldırsan o çıktı. Anlaşılan o ki rektör hocamız bu tavrına, bu şekilde devam edecek. Zaten onu değerli ve zihinlerde kalıcı kılan da bu özellikleri bana kalırsa. Canlılığı, samimiyeti, üretkenliği, gençliği, “Bizim Oktay”; yani bizden birisi oluşu, dostluğu, abiliği, bilgeliği, şefkatli oluşu… Sahip olduğu birçok güzel özelliği, bir rektör olarak onun bir yılda kat ettiği yolda, elde ettiği başarıların bundan sonrası için de sürdürülebilirlik anlamında fotoğrafın netliğini göstermesi bakımından çok anlamlı. Kuzeyden yükselen yıldız, anlaşılan o ki önümüzdeki yıllarda daha da parlayacak…

Yazarın Diğer Yazıları
25.04.2023 08:00
28.04.2023 08:00
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.