enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
8,0740
EURO
9,7245
ALTIN
464,32
BIST
1.394
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Gök Gürültülü
21°C
Gümüşhane
21°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
25°C
Çarşamba Gök Gürültülü
23°C
Perşembe Gök Gürültülü
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C

KÖPRÜBAŞI HALK AĞZI

0
A+
A-

Karadeniz bölgesinin kendine has gelenek ve görenekleri, ağız özellikleri vardır. Karadeniz’in hususiyetlerini en iyi yansıtan şehir de Trabzon’dur. Trabzon’un ilçelerinde ve köylerinde keşfedilmeyi bekleyen zengin halk kültürü hazineleri mevcuttur.

Bir zamanlar Trabzon’un Sürmene’ye bağlı beldesi, şimdilerde ise ilçe olan Köprübaşı’nda enteresan söyleyişler mevcuttur. Çok eski zamanlardan bugüne gelen kelimeler hâlâ kullanılmaktadır. Özellikle yaşlılarımız konuşurken eski kelimeleri tercih etmektedir. Bu sözcüklerin çoğu Rumcadan dilimize girmiştir. Bugün halk ağzında bütün canlılığıyla yaşayan ve günlük konuşmalarda kullanılan bu kelimelerden bazıları günümüzdeki karşılıklarıyla şunlardır: çarambula(ateşböceği), çağana(yengeç), afkurmak(havlamak), iskebit(eşekarısı), koklis(sümüklü böcek), abufay(yemek artığı), ahbin(hayvan dışkısı), ander(lanetli, uğursuz), angona(kör yılan), arakhana(örümcek), arkuri(yana doğru), azderha(canavar), badis(taze fasulye), pansi(hayvan yemleme yeri), bolaki(keşke), bubuk(tomurcuk), carcel(ince dallarla örülmüş erzak rafı), ciba(göbek), corma(bataklık), cubuş(meyvenin çöpü), handoşara(kirpi), cuhnis(yemeğin dibinin yanığı), çapula(çarık), çel(mısır bitkisinin gövde kısmı), deşirmek(toplamak), dirgen(tırmık), feli(kabağın pişmiş parçası), fidruga(fındığın en körpe filizi), fuska(böğürtlen), gaban(eğimli arazi, yamaç), gambat(karın boşluğu), ganzi(kabuklu yemiş içi), gayde(ezgi, nağme), gendume(çorbalık buğday), gorç(tahta oturak), gorzil, (düğüm), gorbagor(kötü ruhlu ihtiyar), gufica(el sepeti), gugu(baykuş), gugul(yığın, tepe), gugulli(silme dolu, tepeleme), guguvak(mantar), haçan(madem), hartama(ahşap kiremit), he(evet), herek(fasulye sırığı), hocer(lazımlık), hohol(ince toz parçası), huliya(kara lahana yemeği), hutuş(mısır koçanının kabuğu), ifteri(eğrelti otu), istemli(büyük güğüm), kafeka(küçük güğüm), kaful(ocak, küçük ağaç grubu), katma(ip, bağ), kavran(ahşap fıçı), kerenti(tırpan), kertel(ineklerin yal kabı), hacaban(gereksiz eşyalar), halaz(dolu yağışı), hamurca(çilek), hayat(kiler, hol), kopça(düğme), kosi(lahananın dip kısmı), kudal(ahşap çırpıcı), kugar(meyve toplama çubuğu), kumuş(kestanenin batan dış kısmı), kunzi(kendir sapı), kusur(tanesi ayrılmış mısır koçanı), labar(çamur), lalak(sersem, aptal), lazut(mısır bitkisi), malaks etmek(bulaştırmak), malez(un-su karışımı bir çeşit yemek), mares(solmuş, pörsümüş), merek(ot koyma yeri), minci(bir çeşit peynir), moçot(beceriksiz, sakar), momol(bir çeşit çok küçük böcek), mucurum(sakat), muh(çivi), muncur(ağız, dudak), oflan(mutfak rafı), otiş(ses, gürültü), oğarmak(tamir etmek), paçariş(engel), paska (serander), sipsi(kedi), sebi(küçük çocuk), mertek(çatıda kullanın tahta), soğun(bari, hiç olmazsa), şorombil(küçük el değirmeni), vol(tarladaki kalın toprak kütlesi), yangaz(yaramaz, haylaz), yenlik(kiloca hafif), kubli(asma kilit), zati(zaten), zuzula(bir çeşit ot), kolestevra(kertenkele), gorgot(mısır kırması), paçariş etmek(engellemek), namna(çocuk dilinde yemek), cicil(solucan), sütana(kiler), gariplanmak(özlemek), koliva(suda pişmiş mısır), kıkkıniz(yer elması), tahtaboş(balkon), hutuş(mısır yaprağı), miska(sümük), na(al bakalım anlamında), farfara(kelebek), pisik(kedi), reyha(güzel koku), peşkir(havlu), sıçan(fare), çipçok(çok fazla), reni(çatı aralığı), çenge(çene), seğirtme(koşma), çıhlan(kıymık), kukuvak(mantar), kitali(meyve toplama aleti), beşko(soba), mungarabis(hayvanlarda acı acı bağırmak), mumudiya(yavaş), buldur(geçen yıl), mile(misket), zipazip(iyice dolu), kuyizma(feryat), marikas etmek(geviş getirmek), haşli(sıcak), becit(acele), analis(suda yumuşatma), esseh(gerçek), iğriz etmek(çabalamak), civit(çekirdek), ferik(tavuk yavrusu), suruşmek(biriyle uğraşmak), celepçi(kasap), mozika(az süt veren inek), levli(odun parçası), lop olmak(çok ıslanmak), barastar(kapı direği), zirza(menteşe), sanka(kilit), kosva(bir çeşit kuş), kisa(bir çeşit kuş), liplip etmek(boş konuşmak), şafles(salya), fuci(fındık), arakop(bir çeşit yabani ot)…vb gibi… Bu kelimelerin sayısını daha da artırabiliriz ama şimdilik bunlarla yetiniyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.