enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Hayattan Kesitler Yahut Serlevhalar-10

06.08.2025 14:21
0
A+
A-

Anadolu’muzun gür sesidir bu toprakların tapusu olan türküler…

Anadolu’muzun gür sesidir bu toprakların tapusu olan türküler… Bozlaktırlar, hoyrattırlar, baraktırlar, aşkla yanan yüreklerde uzun havadırlar… Bu ses dağılır Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Anamur’a kadar… Türküler, dik yokuşlarda tıkanıp kalanların nefesidirler. Sevdalılarda hasretin, cephede savaşanlarda cesaretin söze dökülen izidirler. Gönüllerimiz türkülerle can bulur, aç yaşarız da türküsüz yaşayamayız biz… Hissiyatımızın maddiyatın paletleri altında ezildiği bu çağda, türküler benim gözümde de büyüdükçe büyürler. Türkülere dair dizelere dökülen duygularım uzar gider, hissiyatım buram buram Anadolu kokar:

“Anadolu’muzun dili, gönülde harman türküler

Soframda tuzum ekmeğim, yarama derman türküler

Kerem’i nâra yandıran, yürekte Aslı türküler

Onulmaz dertlere salan, elemli, yaslı türküler

Gurbetten sılaya nâme, ruhuma akar türküler

İbrahim’in ateşinde sinemi yakar türküler

Gözlerimden süzülen yaş, sazımda teldir türküler

Buram buram hasret kokan, bahçemde güldür türküler”

Ölümsüz bir hayata giden yol ölümden geçiyor.

Ömrün hasat zamanı gelince Azrail geride kalanları hüzne boğarak vazifesini ifa ediyor. “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Al-i İmran S. 185) hakikati muhakkak tecelli ediyor. Ölüm bir kere yaşanıyor ama tam yaşanıyor. Allah’ın en sevgili kulu Hz. Muhammed(sav) bile ölüm yolundan geçerek ölümsüzlük makamına kavuştu. Günümüz insanı ölümü soğuk ve sevimsiz buluyor. Oysa hiç de öyle değil. Ölüm aslında Mevlana’nın nitelediği gibi bir şeb-i arus(düğün gecesi) tur. Ölümü itici bulanlar; onu zihinlerden silmek, hatırdan çıkarmak için bin bir türlü yola başvuruyorlar. Fakat bu boş gayretler ölüm gerçeğini örtbas etmiyor. Ölümü başımızdan savamıyoruz. “Şimdi yapacak çok işim var, biraz eğlen sonra gelirsin” diyemiyoruz. Her gün birileri hayattan kopuyor. Bunları görmemek neyi halleder ki!…

Ölümsüz bir hayata giden yol ölümden geçiyor.

Ölümsüz bir hayata giden yol ölümden geçiyor. Ölümsüzlük varken kim tercih eder faniliği?… İşin gerçeği bu olsa da bizler peşin hazları tercih ediyoruz. Dostlarımız elimizden kayıyor da buna müdahil olamıyoruz.

Ölüm meleği bazen bir beyaz kelebeğe dönüşüp konar can çiçeğinin taç yapraklarına. Şirin görünür son demlerini yaşayan faniye. Hakk dostları onu hoşbeş edip karşılar kapı eşiğinde.  Çünkü sonsuzluğa götürür yolcularını gül yüzlü süvari… Ölüm ölür ölünce…

“Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir” demişti Resulullah Efendimiz. Gerçekten de öyle değil midir? Hayatın anlamını bize fısıldayan, hak ve hakikat uğrunda dirsek çürüten âlimler değil midir? Onların olmadığı, yol göstermediği bir dünya ne kadar karanlık olurdu.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.