enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Hakk’ı Ve Hakikati Savunan Adam: Necmettin Erbakan-2

23.10.2023 14:30
0
A+
A-

O, Nuh misali karada gemi yapan mütevekkil bir dava adamıydı.

Erbakan Hoca, mazlum ümmetin güçlü avukatıydı. Bütün gayreti, hâlde ve istikbâlde İslâm’ın sedasının  en gür seda olması, Müslümanların şerefli ve haysiyetli yaşaması içindi. Türkiye’deki siyasal hayatın yarım asrına damga vurmuş bilge bir liderdi. İslâm’ın ete kemiğe bürünmüş hâliydi.  O; konuştuğunu yapan, yaptığını konuşandı. Onu rol model edinmek, Kur’an’ın duldasında selâmette olmak demekti. Onu tanımak İslâm’ı tanımaktı. O, birlik çeşmesinin duru pınarıydı. Nice susaklar, o pınardan kana kana içmiştir. O, inançsızlık çölünde Hakk ve hakikate susamışların rüyalarında gördüğü cömert sakaydı.

O; mazlumların tutan eli, gören gözü, yürüyen ayağı ve atan kalbiydi. Dünya onu hiçbir zaman bozmadı, daha doğrusu bozamadı. Dümenine geçtiği dava gemisi, hakikat okyanusunda yol alırken nice fırtınalardan  ve dev dalgalardan sağ salim çıktı. Fırtınalı günlerde bazen alabora olsa da, tekrar su üstüne çıkıp, kaldığı yerden yoluna devam etti. Bir yiğit misali, hep düştüğü yerden kalktı. Kendisini yarı yolda bırakanlar ve satanlar olsa da, o hep ileriye baktı. İlerlemesin diye, yoluna yatanların üstünden atlayarak geçti.

“Milli Görüş” ve “Adil Düzen” kavramları Türk siyasetine merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile girmiştir. Çünkü o; adaletin, millî ve manevî değerlerin yaşanmadığı ve yaşatılmadığı bir ortamda huzur, güven ve istikrarın olamayacağını çok iyi biliyordu.

Erbakan; güce, makama, sayıya ve kalabalığa değil; yegâne kuvvet ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’a yürekten inanmış ve teslim olmuş bir insandı. O; kendi tabiriyle denizin, Rabbi tarafından ayağına getirileceğine yürekten inandığı için karada gemi yapan mütevekkil bir dava neferiydi. Hak ve hakikat davasını, alnından boncuk boncuk terler akıtarak savunan adamdı. Eğilip bükülmeyen, elif gibi asil bir duruş sahibiydi. Bazıları gibi hayata kör bakan değil,”Er/bakan”dı. Kalbinde iman nuru, düşünde millet vardı. Gönül gözü açık, basiretli ve ferasetli bir  liderdi. Kendini bu milletin hadimi (hizmetkârı) olarak görüyordu.

Erbakan,  ikna gücünü kullanarak zihinlerde devrim yapmıştır. Nerde bir gözü yaşlı mazlum ve mağdur görse durup onun gözyaşını silmiştir. O, “Bana ne Amerika’dan! Amerika mı yönetecek bizi Allah aşkına!” diyebilen omurgalı liderdi. Bu sözünü bizzat tatbik edendi.

Siyaset binasının köşe taşlarından biri olan Erbakan , kibar ve nazik bir insandı; örneği az kalmış tam bir İstanbul beyefendisiydi. Bir o kadar da kararlılığın ve dirayetin sembolüydü. O, kadim değerlerimizden beslenmişti. Hilâl’in bağrına saplanmış paslı hançeri çıkarmıştı.

“Hakk’ın hakimiyeti için çalışmamakla, batılın hakimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.” diyen Erbakan, Müslüman’ın tarafsız olamayacağını, daima İslâm’dan ve Müslüman’dan yana taraf olmasının dinî ve itikadî bir mecburiyet olduğunu belirtmiştir.

“Millî Görüş” ifadesinin patenti Erbakan Hoca’ya ait olsa da, tarih içerisinde Milli Görüşçü ilk insan Necmettin Erbakan değildi. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den başlayan bir süreçti Millî Görüş. Bu süreç içerisinde güçlü tarihî şahsiyetler olarak bildiğimiz Anadolu Fatihi Sultan Alparslan da, İstanbul Fatihi Sultan II. Mehmed  de, Mısır’ı fetheden Yavuz Sultan Selim de, Kudüs Fatihi Selâhaddin Eyyubî de Millî Görüşçüydü. Zira “Millî Görüş” demek, milletin asırlardan beri meydana getirdiği kıymet hükümleri demekti.

“Millî Görüş” hareketinin mimarı merhum Necmettin Erbakan, Müslümanların kısık (kısılmış) sesini siyasete taşıyarak; bastırılmış, sindirilmiş, yok sayılmış, tasfiye edilmiş kitlelere can suyu olmuştur. Türkiye’de İslâmcı harekete ivme ve şahsiyet kazandırmıştır.

Karanlığa mahkum edilen siyaset göğümüzün kutup yıldızıydı Erbakan. O, zifiri gecelerde dolunay misali ışığımız olmuştur. O; bazı kesimler gibi dinî siyasete alet etmemiş, dini siyasete taşımıştır. O, “Bizim davamız İslâm’dır. Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hedefimiz Hak nizamı hâkim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir. Yolumuz cihattır. Yolumuz ikna metodudur.”, “Biz siyaset yapmıyoruz, cihat ediyoruz.” demiştir.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.