İşi olanlar, gündüzleri işe gidiyor. Akşamları yorgun-argın evine dönüyor. İşi olmayanlar ya evlerde, ya da parklarda, oturabilecekleri yerlerde zaman geçiriyor. Akşamları herkes evinde oturuyor. Ekonomik ziyaretler için konuklarına ikram edecek bir şeyleri olmayanlar, gidip-gelmeleri bıraktı.
Aile bireyleri evinde otururken ne yapacak?
Televizyonlarını açacaklar. Kimileri, onu da açamıyor. Elektrik sarfiyatı olmasın diye. İki lambadan birini söndürenler çok.
Televizyonlarını açanlar da, güzel bir habere, hayırlı bir habere hasret kaldılar. Dinledikleri çoğu haberlerde; O, onu öldürdü, bu, bunu öldürdü, şu, şunu çaldı, öbürü, öbürünü dövdü, onu tutukladılar, bunu tutukladılar türünden haberler, insanın içini karartıyor.
Hele, ekonomik haberleri hiç açmayın. Her yıl, kişilerin bankalara olan kredi kartı borçları, devletin, başka devletlere olan borçları değil, borçlarının faizleri dudak uçuklatıyor. Üretim, neredeyse bitme noktasına gelmiş. Yetiştiriciler süt ineklerini bile kesime vermek zorunda kalmış. İlaç fiyatlarının, akaryakıt fiyatlarının ve diğer girdilerin yüzünden, tarlalarını ekenlerin sayısı, azaldıkça azalmış. .
Çok değil, 60 yıl, bilemediniz, 70 yıl öncesine kadar, ekip biçemeyenler, arazilerini ortaklığa verirlerdi. Şimdi, diyelim ki, birkaç parça araziniz var, ekip biçemiyorsunuz. Sizin tarlalarınızı ekenler çıkarsa, size hiçbir şey vermedikleri gibi, arazinizin uzağında iseniz, ekilip-ekilmediğinden haberiniz bile olmuyor.
Tarıma elverişli arazisi olan, sulama olanakları da bulunan bir ülkede yaşıyoruz. Ama tarım bitme noktasına gelmiş.
TÜİK, yılsonlarında, memura, emeklisine, SSK ve Sağ Kurlusuna fazla zam yapmamak için, gerçek enflasyonun yarısını bile bildirmiyor.
Merkez Bankaları, dövizi yerinde tutabilmek adına büyük sıkıntılar çekiyor ve harcamalara gidiyor.
Maliye Bakanları, giderleri karşılamak için, yeni kaynaklara ulaşmak yerine vatandaşa yükleniyor.
İşte bu yüzden, çoğu kimse televizyonunu açmak istemiyor. Çünkü televizyonlarda hep bu haberler var.
“Canım, sen de, ortamı hep sütliman gösteren televizyonları aç” diyenler çıkıyor elbette. Korkumuz, o diyenlerin de zamanla azalacağındandır.
Bilmem, anlatabildim mi?