Gerçek dostu bulmak kolay değildir. Gönlünüzdeki güzellikleri rahatlıkla bulamayacağınız gibidir gerçek dostu bulmak. Hani halk arasında, kaybettiği bir değeri arayan birisi için; “Aramayla bulunmaz Allah rast getire” denir ya. İşte ona eşdeğerdir aranıp da bulunamayan.
Siz aradıklarınıza ulaşmak uğruna çaba harcarken, içlerinde iyilikten eser kalmayanlar yolunuza çıkar ve sizi yolunuzdan çevirmeye çalışırlar.
Aradığınıza ulaşmak neye bağlı ise, vazgeçmemelisiniz.
Bir atasözümüz ne der?
“Daima ara; bir gün altın ararken bakır bulursun, bir gün bakır ararken altın.”
Esprileriyle ünlü, Fırıncı Sait Aga, kendi yolundan gelirken, dostlarından biri; “Sait Aga, sigaralara halka attıran bayanların yanından geliyorsun” diye takılmış. Sait Aga da; “Buldun mu kaçırtmam ayahlaran” demiş dostuna.
Biliyorum, Sait, bu espride geçen bazı sözcükler genel değildir. Bizim yöremize aittir. Anlayan anlıyor.
Sait Aganın ki, şaka ama siz yıllarca aradığınız dostu bulunca kaçırmaya bakın.
Şu geçici dünyada, bulup bulup yitirdiğiniz niceleri vardır.
Kimisini ecel almıştır elinizden, kimisi de gerçek dost değildir.
Yoksa niye kaybedesiniz yıllarca aradıktan sonra bulduğunuz dostu.
Esasen, üç, beş hakiki dostla değer buluyor hayat. O, üç, beş hakiki dost, yaşama bağlıyor sizi. Aksi halde; ana, baba, eş, kardeş, amca, dayı, hala, teyze hepsinin kaybetmişsiniz!
Hakiki dostlarınızı niye kaybedesiniz?
Aslında, “Gerçek dost” başlığı altında bir başka konuyu anlatmak istemiştim. Kısa bir giriş yapayım derken, birbiri ardından sıralanan sözcükler ve onların oluşturduğu dizeler bir başka yere götürdü.
Karamsar bir hava mı var yazdıklarımda.
Serhan Asker, Cumartesi ve Pazar günleri sunduğu “Görkemli Hatıralar” programında sık sık vurguladığı bir cümle var; “Boş çuval dik durmaz”
Besbelli biz de boş çuvala döndük. Dolu dolu bir şeyler sunamıyorum değerli halkımıza.