Konulara hangi açıdan bakarsanız bakın, hiç kimse, sizin gibi düşünmek zorunda değildir. O nedenle; sosyal açıdan, siyasal, kültürel ve başka açılardan, sizden, bizden farklı düşünen insanlara saygılı olmak gerekir.
Farklı düşüncelere saygılı olmak için ne gereklidir?
Sabırlı olmak, çağdaş bir çizgiyi izlmemiş olmak, olaylara, insanlara ve eşyaya farklı bir açıdan bakacak olgunluğa erişmiş olmak, kısacası, olgun olmak gerekir.
Olgunluk konusunda Napolyon Bonapart’ın bir sözü var, diyor ki; “İnsanın olgunlaşması için mutlaka acılarla yoğrulması gerek. O; hem taş, hem de heykeltıraştır.”
Farklılıklara hoşgörü ile bakamamak, bir başka ifadeyle tahammül edememek, belli bir olgunluğa ulaşamamış olmaktan kaynaklanmaktadır.
O nedenle, Fransız düşünürlerinden Voltaire: “Fikirlerinize katılmıyorum, ama katılmadığım o düşüncelerinizi savunma hakkınızı sonuna kadar destekleyeceğime söz veriyorum.” Diyordu.
Neden farklı düşüncelere saygılı olmak gerekir?
Çünkü insanları ortadan kaldırabilirsiniz ama fikirleri yok edemezsiniz.
Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu olan Osman Beyin kayın pederi, Şeyh Edebali de öğle demiyor muydu:
“Kişinin gücü bir gün tükenir ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”
İşte bunun için, farklı partilerde, farklı görüşlerde, farklı inanışlarda bulunmamız nedeniyle, birbirimizi boşuna kırıyoruz, kırmanın ötesinde, ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.
İnsanları ortadan kaldırmakla, düşüncelerini yok edebiliyor muyuz?
Kesinlikle yok edemiyoruz.
Öğleyse, yanımıza kâr kalacak olan, olgunluk ve efendilik mi, yoksa maddi gücümüzü başkalarının zararına kullanmak konusundaki haksızlığımız ve kabalığımız mı?
Kararı siz verin!