1940’lı, 1950’li yıllarda komünizm propagandası yaygındı. Halk da, bilmeden, istemeden bu propagandaya ışık tutuyordu.
Nasıl mı?
Kim, kimin görüşlerini beğenmiyorsa, kazancını kıskanıyorsa, o kişi için aradığı suçlama, o kişiyi komünizmle suçlamak oluyordu. Komünizm sözcüğü ne kadar yaygınlaşırsa, komünizme o ölçüde yarar sağlardı.
O yıllarda Avrupa’nın kalkınmakta olduğu bir kasabada, Sovyetler Birliği yanlısı halka komünizmi överken, kasabadan bir vatandaş; “Bizim kasabamızda sinema var, tiyatro var, çocuklarımız diledikleri okullarda okuyor, bizler çalışıyoruz Sağlık sorunlarımız çözülüyor. Gelirimiz yeterli. Geçim sıkıntımız yok. Söylediğiniz şey (Komünizm) nedir bilmeyiz, ama rahat olduğumuz bu düzeni niye değiştirerek, sizin istediğiniz düzende yaşamaya geçelim?” demiş.
Kızdıkları, kıskandıkları herkesi komünist olmakla suçlayanlar, bilmeden komünistlerin ekmeğine yağ sürüyorlardı.
Şimdi, komünist olmak suç değil. Komünist partiler de var. Çoğunun komünistlikle suçladığı bu ülkede, komünist partiler yüzde değil, binde kaç oy alıyorlar?
Sovyetler Birliği, komünizm sisteminden vaz geçeli çok oldu. Ama kimileri hala, birilerini komünizmle suçlamamaktan vaz geçmiyor.
Sebep ne?
Sebep olarak; cehalet, hıyanet ve kıskançlığı görüyorum. Ayrıca, karşısındakinin yumağını küçültüp, kendi yumağını büyütmek. Başkalarının itibarını zedeleyip, olmayan kendi itibarını korumak.
Gazeteyi yeni kurduğumuz yıllarda; aynı suçlamalarla karşılandık. Bizi suçlayanlardan kimileriyle yakın dost olduk. Bizimle ilgili yanılgılarını dile getirmekten çekinmediler.
“Bir olayın şüyu-u (Şayi olması, yaygınlaşması) vuku-undan (Gerçek olmasından) beterdir” derler.
Bir başka halk deyiminde de: “Bir işte, adın çıkacağına, canın çıksın, daha iyidir” derler.
Nedense, kimi insanlar iftiraya, gerçeğinden daha çok inanırlar.
Öyleyse ne yapmak gerekir?
Savunmaya gerek yok. İşi zamana bırakmak en doğrusudur. Zamanla taşlar yerine oturur. Kimin ne olduğu ya da ne olmadığı anlaşılır.
Yeter ki, o sabrı gösterin.
Zamanla, hakkınızda çıkarılan komünizm propagandası da, aslı, astarı olmayan başka iftiralar, başka suçlamalar da silinir gider.
Ortada iftiraları atanlar kalır.