enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

DÜNYAMIZ ZOR ZAMANLARA ŞAHİTLİK EDİYOR

13.01.2025 11:29
0
A+
A-

Dünyamız zor zamanlara şahitlik ediyor. Ahir zamanın bu son demlerinde insanlık zıvanadan çıkmış görünüyor. Zulüm ortalıkta kol geziyor. Hoca Nasreddin’in ifade ettiği üzere günümüzde ‘Köpekleri salmışlar, taşları bağlamışlar.’

Dünyanın hassas bölgelerinde zulüm hükümranlığını sürdürüyor. Mazlumların feryadını sağır sultan duysa da, asıl duyması gerekenler sağır numarası yapıyor. Fakat bilinmelidir ki “Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur” Zulüm payidar olmaz. Nitekim Resulullah bununla ilgili olarak şöyle söylemiştir: “Zulümden sakınıp kaçınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde zalime zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helak etmiş, onları birbirlerinin haksız yere kanlarını dökmeye, haramlarını helal saymaya sevketmiştir.”( Müslim, Birr 56)

Hakkı ve hakikati ezmektir zulüm… Hakkı değil gücü esas almaktır. Hangi hususta olursa olsun haddi aşmaktır. Mala, ırza ve cana saldırmaktır. Zulüm insanlığın tabiatına zıt bir eylemdir. Fakat bazı kişiler insanlıklarını askıya aldıklarında bu yola başvururlar.

Zulüm ile adalet aynı ortamlarda bulunamaz. Nasıl ki Hakk gelince batıl zail olur, işte öyle de zulüm gelince adalet kaybolur. İslâm dini zulmü ortadan kaldırıp adaleti hâkim kılmak için gönderilmiş ilâhî nizamın adıdır. İslam hakkı ve adaleti tesis etmek için Allah tarafından tanzim edilmiş bir sistemin adıdır. Mazlumlar Âdil-i Mutlak olan Allah’ın rahmet kanatları altındadır. Zira haksızlık gayretullaha dokunur. Mazlumlar bu dünyada zilletler içerisinde kalsalar da yaşadıkları acılara karşılık öteki âlemde büyük mükâfatlarla taltif edileceklerdir. Yeter ki hak ve hakikat dairesinde kalsınlar. Eskilerin dediği gibi:

“Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var
Bugün halka cevretmek kolay, yarın Hakk’ın divanı var.”

Zulüm içerik itibariyle çok geniş bir kavramdır; sadece şiddet uygulamak değildir. Allah’ın ayetlerini inkâr etmek, peygamberlere inanmamak, şirk koşmak da bir çeşit zulümdür. Bu düşünce bataklığı içerisinde olanlar gün gelir başkalarının hakkına ve hukukuna da tecavüz ederler. Haksızlıklar ve suiistimaller zincirine her geçen gün ateşten yeni halkalar eklenir. Biz burada insanların birbirinin canına, malına, namusuna ve şerefine el ve dil uzatmasından bahsedeceğiz. Bilindiği gibi bunlar Allah tarafından şiddetle yasaklanan eylemlerdir. Hiçbiri insanî ve vicdanî hareketler değildir.

Zalimler kendilerinden daha güçsüz olanları seçerek onlara zulmederler. Bu açıdan bakınca güç eşitsizliği bariz olan gruplar arasındaki sürtüşmenin eyleme dönüşmüş şeklidir zulüm… Zulüm, çoğunlukla Allah’tan başka dostu ve yardımcısı olmayan zayıflara, biçarelere yapılır. Şiddet içerikli bir eylem olan zulmü ancak kalbi kömürleşmiş olanlar yapabilir. Onlar hidayet nurundan ve ümidinden de yoksundurlar. Zira Allah ve ahiret inancı olanlar bu yola tevessül etmekten korkarlar. Çünkü öteki dünya ve hesap gününün varlığına inananlar, mutlaka yaptıklarının karşılığını göreceklerini bilirler, ona göre ayaklarını denk alırlar. Yüce Rabbimiz zulümle ve zulmedenlerle ilgili olarak şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor:

“Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah’a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez… Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur. …Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere ‘tecavüz ve haksızlıkta bulunanların’ aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azap vardır.”(Şura S. 40–42. Ayetler)

“Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır. Şu halde acele etmesinler.”(Zariyat S. 59. Ayet)”

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.