Yakın dönemde İsrail Filistin çatışmasını HAMAS başlattı ise de, İsrail 1948 yılında Filistin topraklarına yerleştiği tarihten bu yana, zulümle âbad olma yolunu açmıştı. Filistin topraklarına çöken Yahudiler küçük bir azınlıktı. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Avrupa da ve dünyanın başka yerlerindeki Yahudiler, Filistin topraklarını yurt edinen İsrail devletini sürekli beslediler.
İsrailliler de boş durmadı, sürekli çalıştı. Çölleri yeşertti, yeşeren çöller ülkesi haline geldi. Topraklarını genişletmek için bahaneler aradı. Hani, halk arasında; “Cıhız bahaneyi sever” derler ya. Yahudiler de her seferinde bahane buldular.
1967 yılındaki Arap-İsrail savaşında Suriye toprağı olan Golan tepelerini ele geçirdiler. Sonra da adım adım Filistin topraklarını işgale başladılar. HAMAS’ın İsrail’de başlattığı terör olayı, İsrail için fitili ateşledi.
HAMAS’ın İsrail’de katlettiği Filistinlilerin 20 katını öldürdü Gazze’de İsrail. Son dört günlük savaşsız süre, iki gün de uzatılarak 6 güne çıkarıldı. Bu arada karşılıklı esir takası başladı. İsrail’deki esirlerin bırakılmasından sonra öğreniyoruz ki, İsrail 7-8 yaşlarındaki çocukları bile alıp, ağızlarından bilgi almak için onlara zulmetmişler. Yıllarca işkence ile İsrail hapishanelerinde tutmuşlar. Şimdi ellerinde binlerce Filistinli var. İsrail, HAMAS’ın elindeki kayıplarını aldıktan sonra, yine zulmetmeye başlayacak. Bu güne kadar dünya onları sadece seyretti.
Batılı ülkeler, şimdilik; “Bana değmeyen yılan, bin yaşasın” düşüncesindeler. Ama bu düşüncede olanlar dünya halkları değil, dünyadaki siyasi iktidarlar.
İsrail halkı bile, kendi iktidarlarının yaptığı zulmü onaylamıyor, yer yer protestolar yükseliyor.
Avrupa ülkelerindeki halklar da, İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulmü durdurmaları için kendi iktidarlarına yükleniyor.
Belli ki, dünya halkları, kendi iktidarlarını boş bırakmayacak ve onlar da zaman içinde İsrail’e seslerini çıkaracaklar.
Bizde de sözle kınamaların dışında yapılan etkili bir şey yok. Ticari ilişkiler devam ediyor.
İsrail’e en büyük desteği Amerika Birleşik Devletleri veriyor. İsrail zulmünü onaylayan devletlerin başında da ABD Başkanı geliyor. Umarım, Amerikan halkı da Başkanlarına geri adım attırabilir.
Şimdilik, dünyanın dur demediği İsrail zulmünü durduracak olan, her ülkenin kendi vatandaşlarıdır.
Tek umut bireylere kaldı.