Devleti, sözlükler: “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak, siyasal örgütlü bir ulusun oluşturduğu tüzel kişilik” olarak açıklıyorlar.
Partiler de; siyasal iktidarları oluşturmak için kurulmuş olan ve demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak bilinen kuruluşlardır.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, devletle siyasi partiler iç içe geçmezler.
Geçerse ne olur?
Demokrasi olmaz, yönetim biçimi olarak cumhuriyet olmaz.
Ulusal gazetelerin birinde okumuştum. Antalya’da AK Parti İl Başkanı, 10 İlçe Milli Eğitim Müdürlerini parti binasında toplamış. Neler konuşulduğunu bilmiyorum.
İster iktidar partisinden olsun, ister muhalefet partisinden olsun, parti başkanları Milli Eğitim Müdürlerini ziyaret eder, konuşur. Bunda yadırganacak bir şey yok. Ama bir Siyasi Parti il Başkanı, ildeki tüm Milli Eğitim Müdürlerini parti binasında toplarsa, o müdürler de gelirlerse, bu durum yadırganır. Çünkü o zaman parti ile devlet iç içe geçmiş demektir.
İktidar Partisi Başkanı, partisini büyütmek, halkın yanında olmak istiyorsa, yetkilerini, yetkilerinin sınırlarını aşmamaya özen göstermelidir.
Süleyman Demirel, Başbakanlığı döneminde valilerle bir toplantı yapmıştı. Bir kaç ilde valilik yapan rahmetli Recep Yazıcıoğlu da, toplantıda bir söz alarak, Başbakan’a, siyasi partilerin il başkanlarında şikâyetçi olduğunu söylemişti. “Devleti, ilimizde bir temsil edeceksek, ili biz yöneteceksek, parti başkanları işimize karışmasınlar. Karışacaklar ve istediklerini yaptıracaklarsa, o zaman bizlere gerek yok. Partinin il Başkanlarını vali olarak atayın, bu iş olsun bitsin!” demişti. Bir başbakana bu yanıtı da ancak Recep Yazıcıoğlu verebilirdi.
Süleyman Demirel, Yazıcıoğlu’nun bu çıkışını yadırgamadı. Demirel döneminde Yazıcıoğlu yine valiliğini sürdürdü.
Herkes; haddini, hukukunu, sorumluluğunu bilmeli.
Hangi Parti iktidarda ise, o partinin il ve ilçe Başkanları, kendilerini yöneticilerin yerine koymamalı, onların daha verimli çalışmalarını kolaylaştırmalı.
Uzun yıllar önce, Şiran Hükümet konağının temel atma törenine gitmiştik. Bir siyaset adamımız, toplumun içinde vali Naci Babacan’dan bir ricada bulundu, dedi ki; iki hemşerimiz var, mağdurlar. Çimento mutemetliğini onlara verebilirsek, kendilerini düzeltebilirler.
Vali; “Kim onlar?” diye sordu. O siyasetçi de isimlerini söyledi. O iki isim de toplum içinde itibar gören kişiler değildi. Vali Babacan : “Kayıracak başka p..k bulamadınız mı?” dedi Bir soğukluk oldu. Bu olay sonradan da bir sorun olmadı.
Onun için diyoruz ki, herkes haddini bilecek. İktidar partisinde olanlar daha çok dikkatli olmalılar. Partilerinin iktidarda kalması, ayakta durması bu dikkate ve duyarlılığa bağlıdır.