enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Bulgaristan’ın Aydos Şehrinden 0smanlı’nın İlk Payitahtı Bursa’ya : İsmail Hakkı Bursevî-1

30.12.2024 11:49
0
A+
A-

İsmail Hakkı Bursevî, iyi bir Müslüman olma gayreti içerisinde olmuştur.

Tasavvuf göğünün yıldızlarından biri olan İsmail Hakkı Bursevî, Ekim 1653’te (Zilkade 1063)  bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Aydos’ta doğmuştur. Uzun süre Bursa’da yaşadığı ve burada vefat ettiği için “Burûsevî” (Bursevî), bir müddet Üsküdar’da ikamet ettiği için “Üsküdârî”, Celvetiyye tarikatına mensup olduğu için de “Celvetî” isimlerini de kullanmıştır. Fakat o, “Bursevî” adıyla bilinir ve tanınır olmuştur.

İsmail Hakkı Bursevî’nin, İstanbul’da tasavvufî çevrelerle yakın ilişkisi olan babası Mustafa Efendi, İstanbul’un Aksaray semtinde doğup büyümüş, evi yandığı için bugün Bulgaristan toprakları içinde kalan Aydos’a yerleşmiştir. Annesi Kerime Hanım ise evlâdı İsmail Hakkı henüz yedi yaşındayken hayatını kaybetmiştir. Bu yüzen de büyükannesinin yanına yerleşmek mecburiyetinde kalmıştır. Bursevî, “Kitâbü’s-Silsileti’l-Celvetiyye” ve “Tamâmü’l-Feyz fî Bâbi’r-Ricâl” isimli eserleri başta olmak üzere, diğer bazı eserlerinde kendisi ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bu eserler onun hayatına ışık tutmaktadır.

İsmail Hakkı Bursevî, küçük yaşta babası ile birlikte Osman Fazlı Efendi’nin sohbet ve zikirlerine katılmış ve yedi yaşında iken tahsile başlamıştır. Hoca Şeyh Abdülbâki ile birlikte Edirne’ye giderek ondan din ve fen bilgileri dersi almıştır. Buradan icazetnamesini aldıktan sonra İstanbul’a gelerek Atpazarı’ndaki hocası Şeyh Osman Efendi’nin dergâhına yerleşmiştir. Kısa zamanda manevî olgunluğa erişmiştir. İrşad için Bursa’ya, bir müddet sonra da Üsküp’e gönderilmiştir. Orada bir zaviye yaptırmış ve irşada başlamıştır.

On yıl boyunca Üsküp’te kalan İsmâil Efendi, hocasının manevî işaretiyle 1685 tarihinde Bursa’ya geri dönmüştür. Hocasının Magosa’ya gittiğini duyunca o da Magosa’ya gitmiştir. İsmâil Hakkı Efendi hocasının vefatından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul güzergâhı ile Bursa’ya gelmiştir. Sultan II. Mustafa’nın daveti üzerine Edirne’ye gitmiştir. Daha sonra tekrar Bursa’ya geri dönerek orada dergâh, mescit ve çilehane odalarından oluşan bir külliye yaptırarak, bu yerin adını “Câmi-i Muhammedî” koymuştur.

Çok küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm okumayı öğrenen İsmail Hakkı Bursevî, iyi bir Müslüman olma gayreti içerisinde olmuştur. İki defa kutsal topraklara giderek hac ibadetini yerine getirmiştir. O, İbn-i Arabî’ye olan sevgisiyle ve muhabbetiyle bilinirdi. Onun içindir ki İbn-i Arabî’nin kabrinin bulunduğu Şam’a giderek üç sene boyunca burada yaşamıştır.

Bir gönül sultanı olan İsmail Hakkı Bursevî, ömrünü ilim öğrenmek ve öğretmekle geçirmiştir. İsmail Hakkı Bursevî’nin ders aldığı hocalar arasında Atpazarî Osman Fazlî İlâhî, Şeyh Ahmed Efendi, Şeyh Abdülbakî Efendi, Şeyh Muhammed b. El-Kurra ve Hafız Osman gibi isimleri sayabiliriz. Onun manevi şahsiyetinin gelişmesinde Muhyiddin İbn Arabî, Sadreddin Konevî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Celvetiyye tarîkatinin büyüklerinden Mehmed Muhyiddin Üftade ve Aziz Mahmud Hüdayî önemli bir yer tutar.

Söz ustası, mütefekkir ve mutasavvıf İsmail Hakkı Bursevî’nin şairliği

Asıl adı “İsmail” olan İsmail Hakkı Bursevî, şiirlerinde “Hakkî” mahlasını kullanmıştır. Bu isim zamanla onun adının bir parçası olmuştur. İsmail Hakkı, özellikle Balkanlarda vazifeliyken yazdığı eserlerinde “en-Nâsıh” unvanını kullanmıştır.

Çok sayıda şiir kaleme alan İsmail Hakkı Bursevî, şiirin muhtevasının kötü olmadıktan sonra şiirin sakıncalı olmayacağını savunmuştur. Kendisi de bu minvalde şiirler yazmaya gayret etmiştir.  Ayetlerden ve hadislerden süzdüğü mesajları şiir diliyle geniş kitlelere ulaştırmıştır. Yazdığı şiirlerde sade bir dil kullanmaya (anlaşılır olmaya) çalışmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.