Bugünden itibaren ilk ve orta dereceli okullar eğitim-öğretime başladı. Hayırlı olsun.
İnsanlar, özellikleriyle, yetenekleriyle, unvanlarıyla anılırlar. Kentlerin de ünlü oldukları alanlar vardır.
Gümüşhane, bir zamanlar eğitim-öğretime önem v eren, bu nedenle yetiştirdikleri ünlülerle anıldılar.
1960’la kadar Gümüşhane için “Elma Cenneti” derlerdi. Çünkü Gümüşhane’de yetişen Göbek elması; tadıyla, rengiyle başka bir yerde yetişmezdi.
Sanırım 1960’lı yıllardı. İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İhsan Şükrü Aksel’e gitmiş, öğrencisi ile. Gümüşhaneli olduğumuzu öğrenince, dedi ki, “1930’lı yıllarda, Beyoğlu’nda seyyar satıcılar, Gümüşhane…Gümüşhane… diye bağırırlardı. Herkes onun Göbek elması olduğunu anlardı.
Türk İstiklal Savaşının başladığı yıllarda açılan ilk Meclisin Maliye Bakanı Gümüşhaneli Hasan Fehmi Beydi (Ataç) Yeni oluşturan ordunun 6 aylık iaşesini Hasan Fehmi Bey, kendi bütçesinden karşılamıştı.
Gümüşhane Merkez ilçe, tarıma elverişli arazileri olmayan, sanayisi bulunmayan bir kentti. Aileler, çocuklarının geçimini ancak okuyarak sağlayabileceklerini düşünürlerdi. Bu nedenle Gümüşhane, “Okullar Şehri” diye anılırdı.
Gümüşhane’deki orta dereceli okulların fakültelerle taçlanması için az mı uğraştık?
Adını; bir zamanlar işletilmen Gümüş madeninden alan Gümüşhane bundan sonra yine okumanın yanı sıra, madenlerinin işletilmesine de, sanayi kuruluşlarının açılmasına da, Turizmine de ve daha başka alanlara da yönelmek zorunda.
Gümüşhane, her alanda kalkınmasını, gelişmesini başkalarından beklemeyecek, kendi yetiştirdiği insanlar eliyle sağlayacaktır.
Bu nedenle, Gümüşhaneliler okumak zorundadırlar. Her hizmeti devletten bekleme zamanı da geçti. Gümüşhaneliler kendi göbeklerini kendi elleriyle keseceklerdir.
Gümüşhane artık, diğer kentler arasında en çok okuyan kent olma özelliğini sürdürecektir.
Bu nedenle, eğitim-öğretimle çok önem vermek zorundayız.
İlk ve orta dereceli okullar için 1923-1924 ders yılının açılışı, yurdumuza ve özellikle Gümüşhane’ye hayırlı olsun. .