Dünyada akıl almaz işler oluyor. Belki aklı erenler vardır. Bizim aklımız almıyor.
Büyük Atatürk’ün bir duyuru ile (Tamimle) Türk Kurtuluş Savaşını başlattığı Amasya’da, Amasya valisi, Atatürk Anıtına çelenk konulmasına izin vermedi. Sayın valiye sebebini sorsanız, üstlerini işaret edecek.
Osmanlı İmparatorluğunun enkazı üstüne, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasına öncülük eden Mustafa Kemal bu durumlara mı düşecekti?
Aslında büyük Atatürk; kimliğinden, kişiliğinden Türkiye’ye daha doğrusu tarihe bıraktığı eserlerden hiçbir şey kaybetmedi. Kaybedenler belli.
Tarihin ömrü, insanların ömrü gibi belirli zamanlarla sınırlı değildir.
Günümüzde, tarihi ters yüz edenlerin adı, yarım yüz yıl sonra unutulup gidecek, ama Atatürk dünya durdukça yaptıklarıyla, söyledikleriyle sonsuza dek tarihteki yerini koruyacaktır.
Büyük Atatürk’ün ebediyete intikali üzerine, dünyadaki tüm devletlerin başkanları ya da yöneticilerinin üzüntülerini belirten ifadeleri, dünyada hiçbir faniye nasip olmamıştır.
İngiliz yöneticilerini 1915’de, Çanakkale’de yenilgilerini bir mazeretine bağlamışlardı, Mazeret olarak diyorlardı ki; “Her yüz yılda bir, dünyaya bir dahi gelir. Ne yapalım ki, o da bu yüz yılda Türklere nasip olmuş.”O mazeret, Mustafa Kemal’den başkası değildi.
Büyük halk ozanı Âşık Veysel’in: “Ağlayalım Atatürk’e, bütün dünya kan ağladı. Süleyman olmuştu mülke” diyerek yakındığı Mustafa Kemal.
Kim derdi ki, ölümünün üzerinden 83 yıl geçecek ve yönetime gelenler,
Mustafa Kemal adını, kendilerinden önceki yöneticilerin verdiği eserlerden kaldıracaklar, Ayrıca; Atatürk’ün heykellerinin kırılmasına göz yumacak, büyük eseri olan Cumhuriyet, 30 Ağustos, 19 Mayıs ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibi Ulusal Bayramları Türk Ulusuna armağan eden Bu Büyük kahramanın anıtına çelenk konulmasını yasaklayacaklar
Bunu da gördük.
Ne var ki, tarih bu çelişkiyi ortaya çıkaracak, kimleri yaşatacağını, kimleri dışlayacağını gösterecektir,