Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre, ülkemizde 168 siyasi parti var. 200’ün üzerinde bağımsız devlet olan dünyada, bu kadar parti barındıran bir başka ülke yok.
Yalnız, kurulu Siyasi Partilerin Genel Başkanlarına ya da üst düzey yöneticileri değil, değim yerindeyse, anasına, babasına küsen parti kuruyor
Ne olacak bu kadar siyasi parti?
İsim olarak bir süre kalacak, sonra kapanacak. Yerlerine yenileri kurulacak. Öyle görünüyor ki, sayı azalmayacak.
Ülkemizde 2000 yılından önce kurulan ve halen gündemde olan siyasi parti sayısı Cumhuriyet Halk Partisi (Ki, Cumhuriyetle yaşıt) Milliyetçi Hareket Partisi ve Demokrat Parti.
Son siyasi partilerden, oyların %7 sini ve daha üzerinde oy alan 38 siyasi parti parlamentoda temsil edilme hakkını alabilmişti.
Bundan sonra yine siyasi Parti kurulabilir mi?
Siyasi Parti kurmanın önünde engel yok. Kurulabilir de, kapanabilir de.
Bu konuda bir başka gerçek daha var. İlk Büyük Millet Meclisinin kurulduğu (23 Nisan 1920) yılından bu yana kurulan partilerde temsil edilen milletvekillerinin büyük çoğunluğu mecliste bir kez konuşabilmiştir. O da Milletvekilliği andının okunması sırasında.
Gerisi ne yapmıştır?
Verilen talimatlar doğrultusunda el kaldırmış, sonra kaldırdığı eli indirmiştir. Yalnız bu görev için 4 yıl süneyle ücret almışlardır.
İlk Büyük Millet Meclisinin açılışında, Milletvekilleri maaşının görüşülmesinde, maaş miktarı belirlenirken, Mustafa Kemal, “Öğretmen maaşını geçmesin” demişti.
Şimdi Milletvekillerinin aldığı maaş ya da ücret kaç öğretmen maaşına bedel geliyor? Varın siz hesap edin.
Bize kalırsa milletvekili sayısı da fazladır. Mecliste, kanun teklifi verebilecek, verilecek teklifin lehinde, aleyhinde konuşabilecek, yeni görüşler ortaya atabilecek, ülke sorunlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyabilecek kaç milletvekili var? Herhalde, milletvekili sayısının onda birini çok geçmez.
Niye o kadar milletvekili seçiyoruz öyleyse?
Partiye oy kazandırılsın diye.
Böğle gelmiş, böğle gitmemesi gerekiyor ama gidiyor.