enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Bir Elmanın İki Yarısı: Azerbaycan ve Karabağ-4

16.02.2024 13:35
0
A+
A-

Karabağ, Azerbaycan’ın Şahdamarıdır.

Bizlerde Azerbaycan deyince Karabağ, Karabağ deyince de Azerbaycan gelir akıllara. Bu iki kelime adeta et ve tırnak gibi birbiriyle iç içe geçmiştir. Bunun nedeni Karabağ bölgesinin, stratejik açıdan can Azerbaycan’ın çok önemli bir bölgesi olmasıdır. Merhum Ozan Arif’in haklı olarak dediği gibi “Azerbaycan bir gözdür, Karabağ da bebeği” dir.

Azerbaycan’ın önemli bir parçası olan Karabağ’ın geçmişine baktığımızda bu toprakların Selçuklulardan beri kadim Türk toprakları olduğunu görürüz. Bunu destekleyen en önemli bilgilerden biri de tarihte kurulan Karabağ Hanlığı’nın bir Türk Hanlığı olmasıdır.

Azerbaycan’ın en güzide yerlerinden biridir Karabağ. Stratejik öneme sahip olan bu coğrafya her zaman düşman devletlerin iştahını kabartmıştır. Zira Kür ve Aras ırmakları arasında yer alan Karabağ’ın havası munistir. Onun içindir ki vaktiyle birçok Türk sultanı tarafından kışlak olarak seçilmiştir. Bundan dolayı da Karabağ, İlhanlılar, Timurlular, Karakoyunlular zamanında olduğu gibi Akkoyunlular döneminde de tarihteki yerini alır.

Dağlık Karabağ, bugün bağımsız birer devlet olan Azerbaycan ve Ermenistan arasında, 20. yüzyılın başlarından bu yana (Sovyetler Birliği döneminden kalma) 4 bin 400 kilometrekarelik bir alanı içine almaktadır. Malum olduğu üzere Azerbaycan ve Ermenistan, 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne katıldı. Tarihî olarak iki toplum arasında sıkıntılı bir alan olan Dağlık Karabağ da, 1923’te Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı özerk bir bölge statüsü kazandı. Fakat bu durum Ermenistan yönetimi tarafından hiçbir zaman onaylanmadı. SSCB’nin dağılmaya başlamasıyla eski yara tekrar kaşınmaya başlandı. Dağlık Karabağ’da örgütlü Ermeniler, Bakü yönetiminden ayrılmayı talep ettiler. Ayrılma fikrini desteklemek için Ekim 1987’de Ermenistan’ın başkenti Erivan’da destek gösterileri yapıldı. Bu süreçte 18 Ekim 1987’de sınır bölgesinde ilk çatışmalar başladı. Dağlık Karabağ’ın Çardaklı Köyü’ndeki Ermeniler, Bakü yönetiminden ayrılmayı talep ederek Azerilere saldırdılar. Söz konusu olaylarının büyümesiyle birlikte Ermenistan’da yaşayan Azeriler Azerbaycan’a, Azerbaycan’da yaşayan Ermeniler ise Ermenistan’a göç etti. Bölgedeki Azeri ve Ermeni halkları arasında yaşanan çatışmalarda 30’un üzerinde kişi hayatını kaybetti.

1988’in sonunda iki halk arasındaki çatışmaların son bulması için, Dağlık Karabağ’ın idarî merkezi konumundaki Henkendi’den Azeriler çıkarılırken, Suşa’dan da Ermeniler çıkarıldı. Kasım 1989’da Moskova, Dağlık Karabağ’ın yönetimini Bakü’ye devretti. 1991’de iki halk arasındaki çatışmalar arttı. Moskova bu süreçte Bakü’den yana tavır aldı. Nüfusunun sadece yüzde 20’si Azeri olan Dağlık Karabağ meclisi 1992’de bağımsızlığını ilân etti, lâkin bunu sadece Ermenistan Cumhuriyeti tanıdı. Devam eden süreçte çatışmalar yoğunluk kazandı. Hocalı’da, Şubat 1992’de, Ermeni silahlı grupların baskınından kaçmaya çalışan en az 161 Azeri sivil hayatını kaybetti. Silahlanan Dağlık Karabağ’daki Ermeni birlikleri, boşaltılan Suşa kentini ve Ermenistan’ı bölgeye bağlayan Laçin koridorunu ele geçirdi. 1994’te sona eren savaşta 30 bin kişi hayatını kaybetti. Böylece Dağlık Karabağ bölgesi ile “rayon” adı verilen 7 bölge de Ermenistan tarafından işgal edilmiş oldu.

Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin ürettiği SİHA’lar etkin bir şekilde kullanıldı.

Ermenistan, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından işgal ettiği Karabağ ve çevresindeki Azerbaycan topraklarından 30 yıl boyunca çekilmedi. Bu çerçevede Ermenistan ordusunun masum sivillere yönelik saldırıları her geçen gün arttı. Ermeniler Azerbaycanlı kardeşlerimizin topraklarında her türlü çirkefliği yaptılar. 27 Eylül 2020’de temas hattındaki köylerin ağır silahlarla ateşe tutulması, tabir caizse bardağı taşıran son damla oldu.  Böylelikle Azerbaycan ordusu, aynı gün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in emriyle karşı operasyona başladı. II. Karabağ Savaşı’nda 44 gün içerisinde topraklarını kurtaran Azerbaycan ordusu, halkın yıllar süren vatan hasretine son verdi. Azerbaycan ordusu 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köyü işgalden kurtardı.Söz konusu savaşta, Azerbaycan ordusu 2 bin 908 şehit verirken 94 Azerbaycanlı sivil de Ermenistan’ın saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Azerbaycan ordusunun 8 Kasım 2020’de Karabağ’ın sembol şehri Şuşa’yı kurtarmasıyla Ermenistan, hezimeti kabul etti. Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında 10 Kasım 2020’de savaşı bitiren üçlü bildiri imzalandı. Antlaşma sonucunda Ermenistan ordusu Ağdam, Kelbecer ve Laçın illerini de terk etmek mecburiyetinde kaldı. İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan, Ermenistan ordusuna karşı silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) etkin bir şekilde kullandı. Ermenistan ordusuna ait çok sayıda silah ve mühimmat Azerbaycan’a ait SİHA’larla yok edildi.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.