Kurban Bayramını geride bıraktık.
Bayramlar; birliğin, dirliğin, dostluğun, kaynaşmanın sağlandığı, küsülülerin barıştığı, toplumları oluşturan bireylerin kaynaştığı günlerdi.
Ekonomik koşullar, artık aile bireylerini bile bir araya getiremiyor. İçinde bulunduğumuz mali durum, her birimizi bir tarafa savurdu. Artık herkes, köyünde, kasabasından, ilinde bir arada duramıyor. Ülkemizin her köşesine dağılmış durumdayız.
Anne ve babalarını yaşadıkları yerlerde bırakarak büyük kentleri yurt tutanlar, eskiden olduğu gibi, büyüklerini ziyaret için bayramlarda bile bir araya gelemiyorlar.
Uçakla gelmeyi deneseler, üç kişinin geliş gidişi yaklaşık on bin lira tutuyor. Her yerde hava alanı yok, tren istasyonu yok, şehirlerarası işleyen otobüslere ödenecek para da uçağa verilecek paranın yarısından az değil.
Bu kez, görüşebilmek için sarılıyorlar telefonlara.
Telefonlar, yüz yüze görüşmenin yerini tutmuyor elbette. Ama başka çareleri yok.
Maddi koşulların ağırlığı, bireylerin değer yargılarını da değiştiriyor.
Yoksulları, hastaları, yaşlıları, komşuları, dostları ziyaret edenlerin sayısı da gitgide azalıyor.
Ülkeleri ayakta tutması gereken orta sınıf ortadan kalkmış. Zenginler ve yoksullar ülkesi olup çıkmışız.
Kurban kesenlerin çoğu, etlerini fakir-fukaraya dağıtamıyor.
Ya nasıl oluyor?
Sen bana, ben sana oluyor.
Kurban kesmesi gereken bazıları, kurban kesmenin farz mı, vacip mi, sünnet mi olduğunu araştırıyor.
Kurban için farz diyen yok da, vacip diyen var, sünnet diyen var sünnet olmadığını da ileri sürenler var.
Kurban, Kuran da 11 ayette geçiyor, hiç biri kurban konusunda insanlara bir sorumluluk yüklemiyor diyenler de var. Bu konu, elbette bizi aşıyor. Konuya hâkim olan Müslümanlara bırakalım en doğrusu kurban olayını.
Biz yine bayramlara dönelim.
Bayramlarda ve cenazelerde bile kendi yakınlarınız gelemiyor ya da gelmiyorsa, aynı tepkiyi, siz de aynı ölçüde verecek, cenazelerde, bayramlarda birleşmeniz mümkün olmayacak, bayramlar da adetler de zamanla anlamını yitirecektir.
Öyle olmuyor mu?
Hani bayram coşkuları, hani acıları paylaşmalar?
Siz bir şey anladınız mı geçtiğimiz Kurban Bayramından?