Yazılı ve sözlü basından öğreniyoruz ki, ülkemizdeki akaryakıt bayilerinin 800’ü kapanmış. 1500 akaryakıt bayii de kapanmakla kapanmamak arasında bocalıyor.
Neden?
Yine basından aldığımız bilgiye göre bir yıl içinde akaryakıta 79 kez zam yapılmış. Yani, neredeyse akaryakıt fiyatları ikiye katlanmış.
Bu zamlar karşısında, akaryakıt bayilerinin kâr paylarından hiçbir değişiklik olmamış.
Bu bir haksızlık değil mi?
Bayilerin kapanmalarının nedeni de bu.
Akaryakıt bayileri öncelerden mal alırken ödedikleri paranın şimdi iki katını ödemek durumundalar. Bu durum da sermayeye dayanıyor.
Ne demek bu?
Akaryakıt bayileri, öncelerde, ödedikleri paranın iki katını ödeyecekler demek.
Var mı ki, ödesinler!
Akaryakıtın çok pahalanması, özel araç sahiplerinin zorunlu olmadıkça trafiğe çakmamalarını gerektiriyor. O zaman, bayilerdeki satışların da düşmüş olduğunu anlamak zor değil.
Bayiler için olumsuz bir yön daha var. Ülkemizde paramızın, yabancı paralar karşısında değerini koruyamıyoruz. Motorlu araç sahipleri akaryakıt aldıklarında, bedelini peşin ödeyemiyor, aldıkları akaryakıtın bedelini bayiler ancak bir ay sonra alabiliyor. Bir ay içinde bile paramız değer kaybediyor,
Paramız değer kaybedince ne oluyor?
Paramızın alım gücü azalıyor.
Akaryakıt bayileri, alacaklarını bir ay sonra alabilseler, o zararı da göze alabilecekler. Ama hem bazı kişilerdeki, bazı kamu kurumlardaki paralarını, ne bir ayı, aylarca alamadıkları oluyor.
Akaryakıtlarda pek çok insan çalışıyor. Çalışan insanların ücretleri artıyor, ücretlerinden tutulan gelir vergileri ve sigorta primleri süresi içinde yatırılıyor. Yatırılmadığı takdirde, hemen üstüne zam biniyor.
İşte, yukardan beri anlattıklarımın ışığında, akaryakıt bayilerinin sıkıntıda olduğunu söylüyoruz.
Çaresi ne?
Çare; bayilerin kâr payını artırmaktır.