enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kumpas Tsk’yı Tasfiye: Hakkari/ Şemdinli

14.08.2023 13:48
0
A+
A-

Esenlikler ve iyi günler dilerim hepinize. Bugünkü konumuz devletin can damarı niteliğindeki FETÖ aracılığı ile TSK’ya yapılan kumpaslar. Bu yazı dizisi uzun bir yazı dizisi olacağa benziyor. Şimdiden gelecek tepkileri hayal etmek zor değil ama birilerinin bu konulara değinmesi lazımdı. Neyse konuya giriş vakti. Şimdiden iyi okumalar dilerim.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005’te Umut Kitabevi’ne bomba atılmasıyla ilgili davada yargılanan Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz’in avukatlarından Vedat Gülşen, dosyadaki tüm kararların hukuka aykırı şekilde Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) isteği doğrultusunda verildiğini belirterek, davanın, FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) yıpratma taarruzundaki ilk adım olduğunu söyledi.

FETÖ soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca (HSYK) açığa alınan Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın ifadesiyle gündeme gelen “Şemdinli davası”nda müvekkillerinin yeniden yargılanması için Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine başvuran Gülşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, taleplerini 3 esas noktaya oturttuklarını anlattı.

Davanın, baştan sona yargı fonksiyonu kullanılarak büyük bir kumpasa işaret ettiğini belirten Gülşen, bunun sonucunda da TSK’nın yıpratılması ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a kadar varan 24 komutanın suçlanmasıyla teşekkül eden iddianameyle yargılama yapıldığını söyledi.

İddianamenin hazırlanmasına müdahil olan yargılama makamının, gösterdikleri delil, keşif ve bilirkişi raporlarını dikkate almayarak, yasaya aykırı şekilde reddettiğini savunan Gülşen, şunları dile getirdi:

“Tüm bunlar, olayın maksatlı bir şekilde gündeme getirildiğini ve yargılama kısmında büyük bir tuzak kurulmuş olduğunu gösteriyor. Devlet yargısı, FETÖ’cü hakim ve savcılar tarafından istenildiği gibi kullanılmıştır. Kendi ideolojik ve yapısal taleplerine, örgütün istediği yönde kararları ihdas etmek için ellerinden geleni yapmış ve bu yargı yetkisini de kötüye kullanmışlardır. Talebimizin üçüncü ayağı ise Yargıtay. Umut Kitabevi’nin bulunduğu pasajın maketi üzerinde yapılan incelemeler, keşif ve bilirkişi raporlarında böyle bir olayın yaşanmasının mümkün olmadığının belirtilmesine rağmen savunmalarımız dikkate alınmadı.”

Gülşen, “Agiri” kod adlı PKK’lı teröristle Kandil arasındaki konuşmalarda Alman malı bombaların değiştirildiğinin açıkça belirtildiğine işaret ederek, “Buna rağmen Yargıtay, bu delilleri değerlendirmedi çünkü Yargıtay da aynı kumpasın içindeydi. Kararın o şekilde çıkması, örgüt tarafından isteniyordu. Bu kararın ideolojik olarak TSK’ya yönelik sonuçlarından bu örgütün faydalanması gerekiyordu. FETÖ’nün TSK’ya karşı yargıyı kullanarak yapmış olduğu taarruz ve yargının kuvvetinden faydalanarak TSK’yı yıpratmasındaki ilk adım Şemdinli davasıdır.” diye konuştu.

Gülşen, mahkemenin kanun çerçevesinde bağımsız yargı ve devletin güvenilir bir erki olarak sonuca ulaşmasını istediklerini ifade etti. (Anadolu Ajansı, FETÖ’nün TSK Üzerindeki İlk Taarruzu: Şemdinli Davası, Cemal Aşan, 29 Mayıs 2016)  2 astsubay Fethullahçı yapılanmasının ve sözde adaletin önünde suçsuz yere yargılandı. (KUMPASDER, Tüm Davalarda Yargılanan İsimler, Hakkari/Şemdinli Davası)

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.