Emekli maaşlarında bir iyileşme sağlanıyor.
Geçim sıkıntısı çeken halkın bazı yükleri de hafifletiliyor.
Ne gibi?
Elektrikte ve doğalgazda indirim yapılıyor. Kanun üstünde kararnamelerle görevden atılan kimi kamu görevlilerinin görevlerine iadesi konusunun da düşünüldüğü söyleniyor. 45 bin yeni öğretmen ataması yapılıyor. Bayram ikramiyeleri 1.100 liradan 2.000 liraya çıkarılıyor. Asgari ücretin bir ölçüde yükseltilmesi de düşünülebilir mi?
Seçim yatırımı da olsa, bunlar güzel şeyler. Ne var ki, bu iyileşmeleri yapmak için, seçimleri beklemek elbette gerekmezdi. Halkı, uçurumun kenarına getirmeden önlem almak daha doğru olurdu.
Her ne ise yapılanların iyi olmadığını söylemek elbette yakışık almaz.
Geçinebilme konusunda önemli bir sorun var. Maaş ve ücretlere ne zam yaparsanız yapın, maddi sıkıntıları ne kadar azaltırsınız azaltın, Piyasaları denge tutmadan, zamları engellemeden hiçbir yararı olmuyor. Yıllardan beri bunu denedik durduk.
Suudi Arabistan’a ve başka ülkelere gidenler, aradan uzun yıllar geçse de, pek çok yiyecek, giyecek, yakacak malların fiyatlarının artmadığını görüyorlar.
Fiyat istikrarının sağlandığı ülkelerde, yani enflasyonun sıfırın üzerine çıkmadığı, çıksa da artan enflasyonun 3’ü, 5’i geçmediği ülkelerde maaş ve ücretlerdeki küçük artışlar bile, büyük rahatlamalar yapabiliyor.
Bizde piyasaları durdurmadan yapılan artışların hiçbir işe yaramadığını görüyoruz, yaşıyoruz.
Zamları, serbest piyasa ekonomisine bağlamak doğru değil.
Halkın gereksinim duyduğu her şeyi dışardan alırsanız, zamları durduramazsınız. Zamlar da bir işe yaramaz.
Etin kilosu 300 liranın üstüne çıkmışsa, bir ramazan pidesi 10 liraya satılıyorsa, turfanda olan tüm sebze ve meyve fiyatları el yakıyor, orta halli vatandaşların bile alamayacağı bir rakama yükseliyorsa, maaş ve ücretlerdeki artışlar, devlet bütçesine yük getirmenin ötesinde vatandaşın geçimini zerre kadar kolaylaştırmaz.
Bir zamanlar, bir milyon liraya 4 çayı içiyorduk. Unuttuk mu?
Paradan 6 sıfır atılınca, 250 liraya içilen çay 25 kuruşa indi.
Önlem alınamazsa, yine o duruma doğru gidiyoruz. En yüksek paranın 200 liradan 500 liraya çıkarılmasını ileri sürenler var. Bu da çare değil.
Çare, üretmek, dışardan aldığından çok dışarıya mal satmak. Çare budur, önlem budur. Çiftçi tarlasını sürmüyor. İş yerlerini kapatan esnafların sayısı günden güne artıyor. İşsizler çoğalıyor. Gençler geleceği yurt dışına çıkmakta görüyor. Hak aramak zorlaşıyor.
Günü kurtarmaya yönelik önlemler bir işe yaramıyor, bilesiniz.