Kim diyor başlıktaki bu sözü, Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack.
Bu elçi daha önce de ne demişti?
“Türkiye Osmanlı Yönetimine Dönmeli'”
Biz Osmanlı düşmanı değiliz ama, Osmanlı hayranı, Osmanlı Yönetimine dönmek isteyenler de var ülkemizde.
Sanıyorlar ki, içinde bulunduğumuz dönem, teknik ve teknolojik bakımından, bilimsel gelişmeler bakımından değil de, bir dokunuşla, isabet edilen hedefe yöneltilen yüzlerce uçağın, bombaları bırakıp döndüğü dönemler de değil de, pek çok sorunu insan gücüyle çözebilen dönemlerdeyiz.
Sanıyorlar ki, kendileri de bir Fatih, bir Yavuz, bir Kanunidir.
Oysa ne kendileri bir Fatih, Yavuz, Kanuni, ne de dönem onların dönemi!
Amerikan’ın Orta Doğudaki devletleri parçalama, aralarındaki farklı kökenlileri (Özellikle Kürt vatandaşlarını) kukla bir devlete dönüştürerek, kendi hâkimiyetleri altına alma konusu çok eski bir konudur. Kendilerince hazırladıkları (Tüm Orta Doğu ülkelerini, aralarında Irak, Suriye, Lübnan, Libya, İran ve Türkiye de olmak üzere) haritalar yarım yüz yıl önce görülmüştü. Mısır, Sudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerini kendilerine rakip saymıyorlar. Aralarında yalnız Ye-men var. Onu da ortadan kaldırmak için ara ara bombalıyorlar.
Orta Doğu ülkelerini şekillendirmek için İsrail’i bir maşa olarak kullanıyorlar. Birçok hıyaneti, İsrail’i destekleyerek yaptırıyorlar.
Şimdilik toprakları bölmek istedikleri İran kaldı. Türkiye’yi de pas geçecek değiller. İran ve Türkiye’ye hıyanetlerin de Üçüncü dünya savaşının eli kulağındadır. En çok çekindikleri iki ülkeden biri Çin, diğeri Rusya’dır. Rusya’yı da çökertmek için, çevresindeki tüm ülkeleri NATO’ya alıyorlar. Ukrayna da böyle bir istek neticesinde Rusya ile çatışmaya sokuldu ve hem topraklarının bir kısmı elinden gitti Ukrayna’nın, hem de karşı koyacak gücü. Ukrayna’nın topraklarının elinden gitmesi de milyonlarca Ukrayna vatandaşının ölmesi de, Amerika’nın umurunda değil. Yeter ki, Ukrayna ile uğra-şan Rusya zayıf düşürülsün.
Şimdilik, Amerika ve İsrail başarıyormuş gibi görünüyor.
Ama hiç belli olmaz, halkın değimiyle; “Keser de döner sap döner!…”