enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kent Kültürü

17.08.2021 14:13
0
A+
A-

1940’lı yıllarda, çocukluğumun geçtiği ilçe, büyük kentlere göre pek çok açıdan gelişmemiş bir ilçeydi. İlkokulu bitirdikten sonra Ankara’ya gitmiştim (1948) Karayollarının kuruluşunda görev alan amcamla caddede geçerken, benim kendisinin solunda gitmemi söylerdi. O tarihlerde, büyüklerin sağda, küçüklerin solda gideceğini bilmiyordum. Makam sahibi olanlar için de durum böyledir. Cadde ve sokaklardan araçlar geçmese de yayaların kaldırımlarda yürüyeceğini, hiç kimsenin kaldırımda durarak sohbet etmediğini orada öğrendim. Kırsal kesimlerde dilediğin kıyafetlerle dolaşabilirdiniz ama büyük kentlerde kılığınıza, kıyafetinize dikkat etmeliydiniz.

Büyük kentlerde, konuşmalarınıza, sözcükleri seçerek kullanmanıza özen göstermek de gerekiyordu.

İlimizde, cumhuriyetimizin kuruluşundan buyana geçen bir yüz yıla yakın süre içinde daha çok noksanlarımızın olduğunu gözlüyorum.

Caddede, sokakta, parklarda, kıraathanelerde rast geldiğimiz davranış bozukluklarıyla karşılaşıyoruz insanların.

“Ne gibi?” diye sorarsanız, yanıtlayalım:

Kimileri yerlere tükürmekten vazgeçmiyor. Kıyafetine dikkat etmeyenler çoğunlukta. Küfürlü konuşmalar, insan olmaya da, kentli olmaya da yakışmıyor. Kimileri, sandalyenin birine oturuyor, ikinci sandalyeye de ayaklarını uzatıyor.

Caddelerde, yayaların geçişlerine engel olacak kadar, uzun süre durup sohbet edenler var. Söverken, sayarken, yanlarından yaşlılar mı geçiyor, kamu da önemli görevler üstlenenler mi geçiyor, bayanlar ya da o küfürlü konuşmalardan olumsuz etkilenecek çocuklar mı geçiyor, umurlarında değil.

Hamam kültürü henüz gelişmemiş. Uzun zamandır kentimizin tek hamamı kapalı.  Açık olduğu dönemlerde de günlük hamama gidenlerin sayısı birkaç kişiyi geçmiyordu.

Kentte yaşıyorsak; oturmamıza, kalkmamıza, konuşmalarımıza, kıyafetlerimize, caddelerde, sokaklarda yürümemize, davranış biçimlerimize dikkat etmemiz gerekmiyor mu?

İlk ve ortaöğretim okullarımız var. Üniversitemiz var. Tüm çocuklarımız okuyor. Ama ne okuyanlardan, ne eğitimli, kültürlü insanlardan yararlanıyoruz!

Kentlerde yaşıyorsak, kentte yaşamanın gerekliliğini yerine getirmeliyiz. Davranışlarımız açısından vurdumduymazlığımızın bu kadarına da pes doğrusu!

Yazarın Diğer Yazıları
26.03.2023 18:31
31.01.2025 14:30
11.09.2025 15:22
23.04.2024 12:30
13.03.2023 17:37
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.