enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Topluma Savrulan Tehdit

26.05.2023 13:19
0
A+
A-

Önce tehdit ne?

Tehdit; Arapçadan dilimize giren bir sözcüktür. Birini ya da birilerini korkutmak, gözdağı vermek amacıyla yapılır.

Eskiler, bir toplumda bir kişiye yapılan hakaretin, toplumun tümüne savrulan tehdit olduğunu söylerlerdi.

Şimdi, kişilerden, tepeden tabana kamu yöneticilerinden sıkça tehditler alıyoruz. Kimsenin kılı kıpırdamıyor.

Bir imam, 657 sayılı yasaya göre bir kamu görevlisi (Sultangazi Cebeci Camii imamı) “Benim iki silahım var. İkisi de ağzına kadar dolu.28 Mayıs gecesi silahları hazırlayın!” diyor.

Bunu nereden öğreniyoruz?

Ulusal gazetelerden.

Bu tehdidi duyduğumuzdan buyana, aradan beş-altı gün geçti. Harekete geçen bir savcı var mı? Bilemiyorum.

Savcıların bu tehdit karşısında harekete geçmesi gerekir mi?

Elbette gerekir.

İmamın söylediklerine benzer tehditler havada uçuşuyor. Biz de böyle bir ülkede yaşıyoruz.

Bu ülke; Şahlık değil, Padişahlık değil, Kırallık değil, Beylik değil.

Ya ne?

Anayasamızda ; “Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” olduğumuzu yazıyor.

Öyle mi?

Yönetim tarzı bakımından öğle olduğu konusunda kuşkuluyum.

Bu yazı, bir seçim yazısı değil. Topluma savrulan tehditler karşısında, her zaman yazılması, gereken bir yazı.

“Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır” demiyor muyuz?

Biz de, şeytanlığı kabul etmemek bakımından susmuyoruz.

Bir kitap okumuştum. Aradan 50 yıl mı, 70 yıl mı geçti anımsamıyorum.

Komünizmin yayılmak istendiği, ceza yasamızdaki 141-142. Maddelerin yürürlükte olduğu dönemler. Adamı ifadeye almışlar.

Niye?

Yeni bir ev yapmış. Herkesin evlerinin pencereleri başka yönlerde iken, o adam evinin pencerelerini kuzeye açmış.

Kuzeyde ne var?

Sovyetler Birliği.

O tarihte Sovyetler Birliği komünizmle yönetiliyor ya. Güya,  adam da hep Sovyetler Birliğini, yani, komünizmi düşünmek için evinin pencerelerini o yöne çevirmiş.

Hani, sık sık diyorlar ya; “Nereden… nereye…”

Şimdi komünizm suç olmaktan çıktı. Rusya ile de dostuz. Ama adam komünizm için olmasa da, ülkemizin tümünü “Benim iki silahım var, ikisi de ağzına kadar dolu. Siz de silahlanın 28 Mayıs akşamı” diyor, kimse umursamıyor!

Yazarın Diğer Yazıları
08.02.2024 13:18
10.08.2023 14:45
11.10.2022 12:41
20.06.2024 14:41
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.