Önce tehdit ne?
Tehdit; Arapçadan dilimize giren bir sözcüktür. Birini ya da birilerini korkutmak, gözdağı vermek amacıyla yapılır.
Eskiler, bir toplumda bir kişiye yapılan hakaretin, toplumun tümüne savrulan tehdit olduğunu söylerlerdi.
Şimdi, kişilerden, tepeden tabana kamu yöneticilerinden sıkça tehditler alıyoruz. Kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Bir imam, 657 sayılı yasaya göre bir kamu görevlisi (Sultangazi Cebeci Camii imamı) “Benim iki silahım var. İkisi de ağzına kadar dolu.28 Mayıs gecesi silahları hazırlayın!” diyor.
Bunu nereden öğreniyoruz?
Ulusal gazetelerden.
Bu tehdidi duyduğumuzdan buyana, aradan beş-altı gün geçti. Harekete geçen bir savcı var mı? Bilemiyorum.
Savcıların bu tehdit karşısında harekete geçmesi gerekir mi?
Elbette gerekir.
İmamın söylediklerine benzer tehditler havada uçuşuyor. Biz de böyle bir ülkede yaşıyoruz.
Bu ülke; Şahlık değil, Padişahlık değil, Kırallık değil, Beylik değil.
Ya ne?
Anayasamızda ; “Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” olduğumuzu yazıyor.
Öyle mi?
Yönetim tarzı bakımından öğle olduğu konusunda kuşkuluyum.
Bu yazı, bir seçim yazısı değil. Topluma savrulan tehditler karşısında, her zaman yazılması, gereken bir yazı.
“Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır” demiyor muyuz?
Biz de, şeytanlığı kabul etmemek bakımından susmuyoruz.
Bir kitap okumuştum. Aradan 50 yıl mı, 70 yıl mı geçti anımsamıyorum.
Komünizmin yayılmak istendiği, ceza yasamızdaki 141-142. Maddelerin yürürlükte olduğu dönemler. Adamı ifadeye almışlar.
Niye?
Yeni bir ev yapmış. Herkesin evlerinin pencereleri başka yönlerde iken, o adam evinin pencerelerini kuzeye açmış.
Kuzeyde ne var?
Sovyetler Birliği.
O tarihte Sovyetler Birliği komünizmle yönetiliyor ya. Güya, adam da hep Sovyetler Birliğini, yani, komünizmi düşünmek için evinin pencerelerini o yöne çevirmiş.
Hani, sık sık diyorlar ya; “Nereden… nereye…”
Şimdi komünizm suç olmaktan çıktı. Rusya ile de dostuz. Ama adam komünizm için olmasa da, ülkemizin tümünü “Benim iki silahım var, ikisi de ağzına kadar dolu. Siz de silahlanın 28 Mayıs akşamı” diyor, kimse umursamıyor!