enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Sadakat

29.09.2022 12:24
0
A+
A-

Sadakat; Arapçadan dilimize giren bir sözcüktür. Türkçe karşılığı, birine içten, samimi olarak bağlılıktır.

Zamanımızda en çok aranan ya da en çok özlenen bir kavramdır sadakat.

İşin içine kişisel çıkarlar girince, birbiriyle kan bağı olan insanlar arasında bile, ne sevgi, ne saygı ne de bağlılık kalır.

Herkes; sadakat ya da sadakatsizlik konusunda kendi yaşamlarında, çevrelerinde pek çok somut örnek bulabilir.

Sadakatle ilgili olarak, bir dergide ya da bir kitapta okuduğum bir cümleyi anımsıyorum. Cümle şu :

“Tüm insanlar; hoşlarına gittiğiniz ve işlerine yaradığınız sürece sadıktırlar”

Cümleyi kuranı hatırlayamıyorum.

Ama bu cümlenin konumuza ışık tutabileceğini söyleyebilirim.

Niye girdim bu konuya?

Bir dostu diledim. Kardeşler arasında, babalarının ölümünden sona miras kalan maddi varlıkları bölüşme konusunda anlaşmazlık çıktığını, birbirlerine ağıza alınmayacak küfürler savurduklarını, üzerinden uzun yıllar geçmesine karşın kardeşler arasında düzelme olmadığını ve birbirlerine dargın öldüklerini anlattı dostumuz.

Bu ve benzeri öyküleri herkes de daha farklı biçimlerde görmüş ve anlamışlardır.

Yalnızca bölüşme konusunda değil, bölüşmeye bile ortam hazırlamadan, kardeşlerinin değil, yakınlarının, hatta yakını olmayanların mallarını bile üzerlerine geçirenler vardır.

İşte böylesine bir dünyada yaşıyoruz.

Bu durumda, gelinde siz, Halil İbrahim Bereketinin aktarıldığı öyküyü anımsamayın!

Birinin adı Halil, diğerinin adı İbrahim olan iki kardeş birlikte çalışarak ürettikleri ürünü paylaşır, bir süre için ortada bırakırlar. Büyük kardeş diğer kardeşinin payına, kendi payından ekleme yapar. Küçük kardeş de, ağabeyimin çocuklarının sayısı çok, o nedenle kendi payımdan onun payına biraz eklemeliyim diye düşünür ve ekler. Her iki kardeş de bu ekleme işini birbirinden gizli           yapar. Allah her iki kardeşin rızkını da fazlasıyla artırır. İşte Halil İbrahim bereketinin öyküsü böyledir.

Bu öykü; mal yüzünden kardeşi kardeşe, akrabayı akrabaya, komşuyu komşuya düşüren kimseler için sadakat sözcüğünü anımsatır ve bir ibret dersi olur mu?

Cevap sizin.

 

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.