Sözcü gazetesinde Yılmaz Özdil, parti değiştirenlerden örnekler vermiş. Verilen örneklerin sayısını artırmak mümkün.
Gençler, (18 yaş ve altında olanlar) zaman zaman görüş değiştirebilir. Çünkü düşünceleri yerine oturmamıştır.
Yatağını arayan sel gibidir gençler. Sel de sağa vurur, sola vurur, sonra durulur ve yatağını bulur.
Gençler de öyledir. Önceleri bir düşüncenin, bir fikrin peşinden gider. Sonra, peşinden gittiği düşüncenin daha farklısını, daha yerine oturmuşunu bulur ve bu kez o düşünceye takılır. .
İleri yaşlardaki insanların, fikir değiştirmesi, sık sık parti değiştirmesi pek olağan değildir. İşin içinde bir bit yeniği vardır. O nedenle, Özdil’in birkaç parti değiştirenleri aktarmasını, birkaç partiden sonra, yine ilk partilerine dönenleri sayıp dökmesini hayretle okudum. Doğrusu yadırgadım.
Yıllarca önceydi. İki parti değiştirdikten sonra, üçüncü partiyi seçen bir siyasetçiye; “……..Bey, duyduk ki, yine partini değiştirmişsin!” diye sormuşlar. Adını noktalarla geçirdiğim Bey, “Mevlana dönüyor, dünya dönüyor, ben enayi miyim kazık gibi yerimde duram!” demiş.
Damların bacalarındaki teneke horozlar gibi, rüzgârın estiği yöne dönmeyen kişilere “Enayi” gözü ile bakıyorlar demek.
Asıl garibime giden ne biliyor musunuz?
Bu toplumda fırıldaklar yadırganmıyor. Onlara yine itibar ediliyor.
Demek ki, toplumu oluşturan bireylerin kimileri de döneklikten gocunmuyor. Onlar da sık sık parti değiştirmeyi olağanmış gibi görüyor.
İşte, üzerinde durulması, düşünülmesi gereken de budur.
Bu, sık sık parti değiştirmek, bu değişikliği olağan görmek, pek hayra alamet değildir.
Neyi gösterir bu?
Toplumumuzda; inanılır, güvenilir insanların azaldığını gösterir.
Geleceğimizin iyiye gitmesini düşünmemizi zorlaştırır bu durum.
Gençler, gelecekleri için yurt dışına gitmek peşindeymiş.
Bize göre, diyarı terk etmemek, bu diyarda kalarak, yoldan çıkanların yola gelmesi için mücadele vermek gerektiğine inanıyorum.
Yanılıyor muyum?