Dünyada ilk kez kadına seçme ve seçilme hakkı veren ülke Türkiye’dir ve bu binanın temelleri “Cumhuriyet” üzerine atılmıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadına verdiği birçok hak vardır. Bunlardan bir tanesi de 5 Aralık 1934 tarihinde kadına seçme ve seçilme hakkı vermesidir. Gazi Hazretleri bu demokratik yenileşmenin yanında 17 Şubat 1926 yılında TBMM tarafından Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girmiştir.
Gazi Hazretleri, Latife Hanım’ı üç kere boş ol diyerek kaba bir tabirle boşamamış aksine “sizi serbest bırakmayı muvafık bularak tatlik ettim” demiş ve bunu Ağustos 1925’te yani Türk Medeni Kanunu yapılmadan önce yapmıştır.
Türk Medeni Kanunu ile kadınlar, erkeklerle eşit sayılabilecek, evlenen kişilerin nüfusta kaydı olsun diye medeni nikah olacak, imam nikahı ile küçük kız çocukları ile evlenmenin, 9 yaşındaki bir kız çocuğunu 21 yaşındaki biriyle evlendirmek ne kadar doğru? Sormak gerekir…
Bu boşanma davalarında önceden erkeğin üç defa boş ol denildiğinde kadından boşanması resmiyete aykırıdır. Yani erkek ilişkide üstün konumdaydı. Medeni Kanun ile kadının da beyanında dinlemesi resmileşmiş oldu. Türk Medeni Kanunu’na ne derece uyuluyor gerçi günümüzde tartışılır. (Türk Medeni Kanunu, İsviçre’den alınmıştır ama Türk örf, adet ve geleneklerine göre sonradan düzenlenmiştir.)
Gazi Hazretleri, kadınlara seçme ve seçilme hakkının yanında Türk kadının siyasete atılmasını desteklemiştir. Bunlar sırasıyla 1930 yılında ilk kadın belediye başkanı Sadiye Ardahan, 1933 yılında ilk kadın muhtar Gül Esin, 1935 yılında ise ilk kadın milletvekillerimiz Fakihe Öymen, Hatice Özgener milletvekilliği görevini yürütmüştür.
Bunun dışında ilk kadın gazetecimiz Selma Rıza Feracaali, ilk kadın doktorumuz Safiye Ali, ilk kadın romancımız Afife Jale, ilk kadın avukatımız Süreyya Ağaoğlu ve Atatürk’ün manevi kızı ve ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen gibi isimler öne çıkmıştır.
Bu ilkler Gazi’den sonra da devam etmiştir. İlk Türk kadın jet pilotu Leman Bozkurt, Türkiye’de 2015 yılında Anadolu Partisi’ni kuran ilk kadın Genel Başkan olan Emine Ülker Tarhan ve niceleri…
Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu (Öldüren sapık herif Azra’yı taciz etmiş, vücuduna jilet ile “Murat” yazmış, organlarını parçalamış, ormanın sağına ve soluna atmıştı.)
Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi Özgecan Aslan (Özgecan arkadaşları ile alışveriş merkezine gitti ve sonra evine dönmek üzere otobüs bekliyordu. Özgecan evine gitmek üzere duran otobüse biniyordu. Şoför yolu değiştirdi ve ormanlık alana sürdü, otobüsü durdurup Özgecan’ı taciz etmek istedi. Özgecan tırnakları ile yüzünü çizdi. Bunun üzerine şoför, Özgecan’ı bıçakladı ve demir çubukla dövdü. Şoför, arkadaşlarıyla beraber yeniden olay yerine geldi ve Özgecan Aslan’ın cansız bedenini yaktılar.)
Kocası tarafından öldürülen Emine Bulut, Samsun Atakum’da başından silahla vurulan İklima Naz Akbörü, 29 yaşındaki sapığı tarafından 20 bıçak darbesiyle öldürülen 15 yaşındaki Büşra Kabataş, 35 yaşındaki sapığı tarafından öldürülen, eşi tarafından öldürülen Ezgi Özarslan, eşi tarafından tüfekle öldürülen Ayşe Korur, ailesini ve kendisini geçindirmek için çalışan ve bir aşiret tarafından kemikleri kırılana kadar dövülerek öldürülüp cesedi gölete atılan Zehra Bayır…
Bir yandan kadına yapılan güzellikleri anlatırken bir yandan kadınlara yapılan katliamları anlatmak istedim. Gönül isterdi ki böyle şeyler olmasın ama maalesef oldu… Bunun sorumlusu suçludan sonra Türk milletidir. Türk milleti Özgecan, Azra, Beyza, Büşra öldürülürken uyumuştur. Bir suç arıyorsanız kendinizde de aramalısınız…