“Zeytinyağı gibi suyun üstünü çıkmak” bizim bir deyimimizdir, bilirsiniz. Kimi insanlar, her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmez, yine de hiçbir şey yapmamış gibi görünmeğe çalışırlar.
Filistin halkını; çocuk demeden, kadın demeden, yaşlı, hasta demeden öldürmekten, okulları, hastaneleri, yardım konvoylarını bile vurmaktan utanç duymayan İsrail, 32 ülkeye mektup yazarak İran’ın kınanmasını istiyor.
Ne yapmış İran?
Suriye deki İran konsolosluğuna füze fırlatarak, 2 si general olmak üzere, 7 İran vatandaşını öldüren, İsrail’e, füze ile karşılık vermiş.
Ya ne yapacaktı?
“Ayıp olur İsrail’e karşı, biz sesimizi çıkarmayalım mı?” Diyecekti.
Zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkmak, “Kendi gözündeki merteği görmeyip, elin gözündeki çöpü görmek” derler buna.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Sen, HAMAS örgütünün, ülkende yaptığı katliamı bahane ederek 34 bin Filistinliyi öldürmedin mi?
Ey Netanyahu, HAMAS örgütünü, kendi yurttaşlarına zulmetsin diye kurduran, onlara sürekli destek veren sen değil misin?
Kuvayi Milliye (Milli Kuvvetler) ile bir tutulan, senin kurdurduğun HAMAS örgütü, İsrail’e saldırmakla, en büyük kötülüğü, içlerinden çıktığı Filistin Devletine yapmadı mı?
Filistinlilere yaptırdığı bu zulümden ötürü yalnız İsrailliler değil, İsrail’e destek vermekten çekinmeyen, ülkeler de utanmalıdır.
Şimdi, 3. Bir dünya savaşı çıkmasın diye kaygı duyan batılılar, Filistinlilerin soy kıyımına uğraması için değil, değil, kendileri zarar görmesin diye istiyorlar.
Batılılar, “Eldeki yara, duvardaki deliğe benzer” halk deyimi gibi hareket ediyorlar.
Filistin halkına yapılan bu ihanet nedeniyle, zalimden yana olmayarak, zulmeden yana olmak batılıların siciline işlendi.
Batılılar bundan sonra ağızlarıyla kuş tutsalar, bu lekeyi silemezler.