İsrail’in teknolojik üstünlüğü var. İstihbarat üstünlüğü var. Mali üstünlüğü var. Bunların dışında ve üstünde, iki ayrı millet ama tek bir devlet gibi İsrail ve Amerika. Bu durumda, İsrail için en büyük üstünlük Amerika’nın arkasında olması. İsrail’in; Amerika’dan güç ve destek alarak ve Amerika’nın emirleri doğrultusunda, önüne çıkan her ülkeye kafa tutması da bundan.
Amerika’yla çıkar ilişkileri açısından, hiçbir Orta Doğu ülkesi, kendilerine zarar gelir korkusuyla İran-İsrail savaşında İran’dan yana tavır alamıyor, açıkça ve mertçe kınayamıyorlar İsrail’i.
Amerika da, kendi ülkesinde önemli bir güç olan Yahudilerden seçim kaygısı nedeniyle, İsrail’i şımartmakta yarar görüyor.
İsrail Orta Doğudaki tüm toprakları kendilerine vaat edilmiş topraklar oyarak (Arz-ı Mevud) kabul ediyor.
Amerika, yarım yüz yıl öncesinden orta doğu için hazırlanan haritalarda, bölgenin tüm ülkelerinin sınırlarının değişeceğini işaretlemişti.
2000 yılından bu yana 50 yıl önceki haritalarda, gösterdiği değişiklikleri uygulamaya koyuyor. Irak, Suriye, Libya, Yemen ve diğerleri.
Şimdi sıra İran da. Olaya; yalnızca İran-İsrail Savaşı olarak bakmak yanlıştır. Ortadoğu haritasını planlayan Amerika, uygulama konusunda görevlendirdiği İsrail’dir.
Çin bu konuda uyuyan dev rolünü uyguluyor. Rusya’nın da başındaki Ukrayna savaşı nedeniyle, aktif bir rol oynamaktan çekiniyor.
Açıkçası dünya; İran-İsrail savaşında İran’ı yalnız bıraktı. Şu anda, İsrail’in destek almasına acil gerek yokken, Amerika ve İngiltere, açıktan olmasa da Avrupa ülkeleri bu savaşın Amerikan savaşı olduğunu biliyor ve İsrail’in yayında yer alıyor.
Dünyada, 3. Bir dünya savaşı çıkar mı kaygısı var. Ama dünyaya hâkim ülkelerin hiç biri 3. Dünya savaşının çıkmasına izin vermez. İran-İsrail Savaşında ölenler öldüğüyle, kaybedenler kaybettikleriyle kalır.