enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“İnfak” Nafaka Verip Bir Kimsenin Geçimini Sağlamak Demektir.

03.12.2024 11:34
0
A+
A-

Hepimiz biliyoruz ki dünya bir imtihan salonudur. Bu salonda her gün sınanıyoruz. Fakat sınanma süresi ve sınanma şekli herkes için aynı değil. Allah herkesi aynı şartlarda imtihan etmiyor. Bazılarını yoksullukla, bazılarını hastalıklarla, bazılarını felaketlerle imtihan ediyor. Yoksulluk da bir çeşit imtihandır. Kişi sadece çalışmakla zengin olamaz. Özünde çalışmak ve gayret olsa da zenginlik bir nasip işidir. Bazıları fakirlikle imtihan edilirken bazıları da zenginlikle imtihan ediliyor. Bu anlayışla hayatımıza çekidüzen vermeliyiz.

“İnfak” nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlamak demektir. Kişinin ailesine harcadığı da, muhtaçlara verdiği sadaka ve zekâtlar da infak kapsamına girer. Bizler dünyaya mal ve para biriktirmeye gelmedik. Müslümanlar tabii ki para kazanacak, ele güne muhtaç olmayacak. Rızkını arayıp bulmak, zelil ve rezil olmamak onurlu müslümanın şiarıdır. Zengin olmak için kulluk vazifelerimizi ihmal etmemeliyiz. Fakirlik Allah katında suç değil ama kulluk görevlerini yerine getirmemek suçtur. Herkes yaptığının hesabını yüce Allah’a verecektir. Onun içindir ki dünya ve ahiret dengesini sağlayamadan dünyada mal ve servet peşinde koşanlar ziyandadır. Hayra harcanmayan malın Hakk katında bir ehemmiyeti yoktur.

Çağımızda hayatlar iyice dünyevî zemine kaymış durumdadır. Oysa insan maddî ve manevi yönü olan bir varlıktır. Bunları, uçmak için gerekli olan iki kanada benzetebiliriz. Maddiyat bir kanadımız, maneviyat ise öbür kanadımızdır. Tek kanatla uçmak mümkün olmadığına göre bunların birini öbürüne tercih edemeyiz. Her ikisi de elzemdir.

İsraf ne kadar kötüyse cimrilik de o kadar kötü bir haslettir. Günümüzde bazı zenginlerin israfla cimrilik arasında sıkışıp kaldıklarını görüyoruz. Yani bazıları servetlerini gösteriş ve şöhret peşinde savururken bazıları da kimseye zırnık koklatmıyor. Bu iki davranış da yanlıştır. Servet öncelikle helal dairesinde kazanılmalıdır. Elde edilen zenginlikler, ihtiyacı olanlara da yansıtılmalıdır. Bu, Müslümanlığın ve insanlığın bir gereğidir. Yüce Rabbimiz bir ayet-i kerimede “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”(Âl-i İmran 92) buyuruyor. Durum bundan ibaretken bizler ne yapıyoruz? İşimize yaramayan şeyleri verip evimizi bir anlamda temizliyoruz.

Nefis vermeye değil, almaya meyillidir. Atalarımız “Veren el alan elden üstündür” demişlerdir. Fakat veren eller, alan elleri ima ile olsa da tahkir etmemelidir. Yüce Rabbimiz infak edenleri yüce Kur’an-ı Kerim’de değişik ayet-i kerimelerde defalarca övmüştür. “Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın (zekât ve sadaka verin)!” (el-Bakara 2/267)

Mülkün gerçek sahibi Allah’tır. Bizler emanetçiyiz bu dünyada. Emanetçinin yapması gereken şey, verilen emirlere uygun hareket etmektir. Ölçü üzere hareket etmek en doğru olandır. Vermenin de belli bir adabı vardır. Hayır hasenatta bulunurken insanları incitmemek gerekir. Aksi takdirde verdiğimizin bir anlamı ve önemi kalmaz. Halk arasında sıkça kullanılan “Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek” anlayışı düstur edinilmelidir. Buna infakta ihsan da diyebiliriz. Bunun yanında infakın gösteriş için değil, Allah rızası için yapılması gerekir. Veren kişinin, infak ettiği kişiden hiçbir beklentisinin olmaması lazım. İnfaka riyanın karışması sirkenin balı bozmasından daha beterdir. Bunun manevi sorumluluğu büyüktür.

İyiliği başa kakanların, fakirler üzerinde otorite ve baskı kurmaya çalışanların verdiklerinin hiçbir kıymeti yoktur. Fakat günümüz toplumlarında bu gibi davranışlara sıkça rastlıyoruz. Servetini şöhrete dönüştürmek ve egosunu tatmin etmek isteyenler vardır.  Bu hususta Rabbimiz bizleri şöyle uyarıyor: “Ey iman edenler! Sadaka verdiğiniz kimselere minnet etmek, incitmek suretiyle o sadakalarınızı boşa çıkarmayın. Allah’a da Âhiret’e de inanmadığı hâlde sırf insanlara gösteriş yapmak için malını harcayan kişinin durumuna düşmeyin. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kaypak bir kayaya benzer ki, şiddetli bir yağmur olur olmaz toprağı kayıverir, cascavlak kalır.” (Bakara Suresi, 2/264)

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.