enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İlklerin Şehrinde Bir İlk !

24.10.2022 12:53
0
A+
A-

Bu hafta farklı bir konuyu yazmaktı niyetim. Ancak müzeleriyle ünlü şehrimizde hafta sonu “Eskişehir Hamam Müzesi” açılışında  konuşan Başkanımız Yılmaz Büyükerşen’in o anlamlı konuşmasını dinleyince  fikrim değişti.

İnternetten bulup o konuşmayı dinlemenizi isterim!

Kültür ve Sanatın başkenti Eskişehir’e bu müzede diğerleri gibi çok yakışacak.

Gezip gördüğünüzde bize hak vereceğinizi düşünüyorum.

Evet… “Eskişehir Hamam Müzesi” uzunca bir uğraştan sonra kapılarını Cumartesi günü ziyaretçilerine açtı.

Kültürümüzde ve medeniyetimizde “hamam” önemli bir yer tutar.

Gündelik hayatın vazgeçilmez bir öğesi olan hamamlar, bedensel ve ruhsal arınmanın sağlandığı yerlerdir.

Hele de havanın soğumaya başladığı bu günlerde şifalı sularıyla ünlü Eskişehir Hamamları meraklılarıyla dolup taşar.

Hamamın o sıcaklığı, dinlenme alanlarında ki ikili sohbetlere de yansır. Sodalı Ayran eşliğinde…

Demem o ki, Türk kültüründe kaplıca ve hamamlar sadece temizlik ve sağlık yönüyle değil, sosyal ve kültürel faaliyetler açısından da önemli buluşma noktalarıdır.

Günümüze kadar cazibesini hiç kaybetmeden gelen bir kültür aynı zamanda.

Biraz araştırdığımızda hamam etrafında oluşan halk kültürü; “hamama giren terler”, “iki çıplak bir hamama yakışır”, “hamama giden kurna beğenmez, düğüne giden zurna beğenmez”, “eski hamam eski tas” gibi atasözü ve deyimlerin toplumsal hafızada yer edinmesini sağlamıştır

Eskişehir’e gelen misafirlerimizi fırsat buldukça götürdüğümüz tavsiye ettiğimiz merkezlerin başında geliyor hamamlar.

Her ne kadar günümüzde bazılarının “hamamlarda hijyen bulunmuyor”, gerekçesiyle evlerde küvet ve jakuzi gibi gereçlere rağbet ediliyorsa da, hiç birisi hamamın o sıcak atmosferini yaşatmıyor bizlere.

Geçmişe dönüp baktığımızda,  yüce dinimizin temizliğe vermiş olduğu önemden olsa gerek ecdadımız,  Orta Asya’da yaşarken var olan hamam geleneklerini göç ettikleri Anadolu’ya da taşımışlar.

Öyle ki zaman içinde ise çok özel günlerin kutlandığı yerler hamamlar oldu.

Bugün bile devam eden kadınlar için “gelin hamamı”, “loğusa hamamı”, “bebeğin kırk hamamı”, “adak hamamı”, “yas alma hamamı” erkeklerde ise “damat hamamı”, “sünnet hamamı”, “asker hamamı” ve “bayram hamamı” hala yörelerimizde güncelliğini korumakta.

Mesela kaplıcaların bulunduğu şehirlerde Cuma akşamları, düğün günleri ve dini bayramların arife günleri hamama gitme geleneğinin halen devam ettiğini dostlarımız anlatıyor.

İşte bu önemli hamam geleneğinin gelecek nesillere aktarılıp yaşatılması amacıyla “Eskişehir Hamam Müzesi” inşaa edilip açıldı.

Açılan bu müze Büyükşehir Belediyesi’nin  kente kazandırdığı  7. Müze olma vasfını taşıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in diğer müzeler gibi Eskişehir’e kazandırdığı çağdaş ve tematik müzelere bu sayede bir yenisi daha eklendi.

Bu müze,  binlerce yıllık yıkanma kültürünü geçmişten günümüze konu edinen ilk ve tek müze olarak da Türk müzeciliğine büyük bir katkı sunacağı ortada.

Başta Balmumu Heykeller müzesi ve diğerleri gibi bu müzede son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Eskişehir’e gelen misafirlerin binlerce yıldır süregelen hamam ve yıkanma kültürünü yansıtan bir uzun yolculuğa çıkaracak.

Öyle ki bu müze, ülkemizin 6’ncı Hamam Müzesi olmasına karşın yıkanma kültürünü geçmişten günümüze konu edinmesiyle Türkiye’nin ilk ve tek Hamam Müzesi olma özelliğini taşıyor.

İçeriye girip incelediğimizde müze 3 katlı kubbeli bir mimariye sahip. Ziyaretçilere kubbenin eteklerini saran, suyun insan hayatını vurgulamak için hoşgörünün simgesi, Hz.Mevlana’nın :“Sen hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi özel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez” sözü eşlik ediyor.

Eskişehir Hamam Müzesi’ni gezmeye başladığınızda içerisindeki objelerle de önemli bir kültür mirasını barındırdığını fark ediyorsunuz.

Müzede; tellak, natır, meydancı, hamam anası, külhanbeyi gibi hamam karakterlerine, daha önce hiç değinilmemiş gizli kahramanlar olan şerbetçi ve Eskişehir’in meşhur helvacı karakterlerine yer verilmesi ayrı bir güzellik katmış müzeye.

Hamamların vazgeçilmezi olan; hamam tası, ibrik, buhurdan, nalın gibi hamam malzemeleri ve peştamal, havlu, hamam bohçası tekstil ürünleri koleksiyonu zaman tünelinde sizi hamam yaptığınız günlere götürüyor.

Modern çağın değirmen gibi değerlerimizi öğüttüğü bir dünyada  geçmişten günümüze hamam kültürünü, çağdaş bir tanımlamayla müzeye dönüştürüp gelecek nesillere miras bırakan Yılmaz hocamıza minnettarız.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.