Yabancı dillerden dilimize giren kimi sözcüklerden bazıları ya şekil değiştirerek ya da sözcüklere başka anlamlar yüklenerek kullanılıyor Türkçemizde.
Maslahat da Arapçadan dilimize girmiştir. Tek başına kullanılmaz. Başka sözcüklerle birlikte kullanılır. İyiye yorma iyi idare etme gibi anlamlar yüklenebilir.
İdare-i maslahat derken, iyi idare etmekten çok, iyi idare ediyormuş görüntüsü vererek kullanılır.
Yine, Arapçadan dilimize giren “Bayağı” sözcüğü de anlamına ters bir şekilde kullanılır.
Örnek vermek gerekirse, bayağı; hiçbir özelliği bulunmayan, adi demektir. Ama bir eseri, bir olayı anlatırken, “Başağı iyiydi” diye ifade ederiz. İyi ise, niye bayağı, yeni; adi? Hem adi, hem iyi idi ifadeler birbirine ters değil mi?
Dilimize öğle yerleşmiş.
Arapçadan dilimize giren “Evlat” sözcüğü de Arapça anlamıyla erkek çocuklar demektir. Yani veledin ç oğlu. Velet; erkek çocuk, Evlat da erkek çocuklar demektir. Yani, veledin çoğuludur evlat
Biz, hem erkek, hem de kız çocuklar için evlat sözcüğünü kullanıyoruz. Arapçadaki anlamıyla kullanmıyoruz.
Bazı yabancı sözcükler çeşitli vesilelerle dilimize giriyor.
Örnek vermek gerekirse; bizim yörelerimizde patates, kartol şeklinde kullanılıyor.
Neden?
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bazı ülkelerle birlikte Rusya’ya çalışmak için gidilmiyordu. Kartol sözcüğünün Almanya’da kullanıldığı biliniyor. Demek ki, Rusya’ya da Almanya’dan girmiş. Bardak anlamına gelen istikan sözcüğü de kartol sözcüğü gibi Rusya’ya çalışmaya gidenler tarafından ülkemize getirilmiş.
Her iki sözcükte ülkemizin pek çok yörelerinde kullanılıyor.
Bir başka örnek; Türkçemizde “Açar” anlamında kullanılan “Anahtar” sözcüğü de Yunanistan’dan dilimize girmiş. Anahtar gibi yüzlerce sözcük var Yunanistan’dan dilimize giren. Kullanıyoruz ama nereden geldiğini bilmiyoruz.
Yalnız bizde değil, tüm ülkelerde, başka ülkelerden giren pek çok sözcükler vardır. Nereden girerse girsin, artık girdiği ülkenin diline yerleşmiştir. Söküp atamazsınız. Söküp atmaya gerek de duymayabilirsiniz.
Bu konuda yüzlerce örnek verilebilir. Ama anlatmak istediğimiz anlaşılmıştır. Sözü boş yere uzatmaya gerek yoktur.