enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Fatih’in Emaneti, Kültür Değerleriyle Kırım-1

16.04.2024 14:23
0
A+
A-

Bugünkü gönül coğrafyamız mevcut coğrafyamızdan çok daha geniştir.

Bugünkü bilinen sınırlarımızdan öte, bizim bir de sınır tanımayan gönül coğrafyamız vardır. Gönül coğrafyamız mevcut coğrafyamızdan çok daha geniştir. Türkler tarihî süreç içerisinde bilinen ilk Türk devleti olarak kabul edilen Asya Hun devletinden bugüne kadar onlarca büyük ve etkili devlet ve medeniyet inşa etmişlerdir.  Her biri bugünkü cumhurbaşkanlığı forsunda birer yıldızla sembolleştirilen bu Türk devletlerini “Büyük Hun, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Uygur, Karahan, Gazneliler, Büyük Selçuklu, Harezmşahlar, Altınordu, Timur, Babür ve Osmanlı” şeklinde sıralayabiliriz.

Bizim o kadim gönül coğrafyamız Avrupa’dan Balkanlar’a, Orta Asya’dan Afrika’ya kadar çepeçevre uzanır. Resmî sınırlarımızın ötesinde değerlerimiz ve değerlilerimiz mevcuttur. Bazı ülkelerin otoritesi ve egemenliği sınırlarıyla mahdutken bizimkisi sınırlarımızın ötesine kadar taşar. Biz bu gücü soydaşlarımızdan, İslâm inancından ve geçmişimizden alırız. Ülkemizin etki alanı onun bir anlamda gönül coğrafyasını oluşturur.

Atalarımız yüzlerce sene o topraklarda (gönül coğrafyamızda) at koşturmuştur. Onunla da kalmayıp o topraklarda devlet kurmuş, oralara yerleşip hayat sürmüştür. O süreç içerisinde hayatını devam ettirebilmek için ev, cami, çeşme, köprü ve yol gibi mimarî eserler inşa etmişlerdir. Zaman içerisinde oraları terk etsek de (g)izlerimiz kalmıştır buralarda. Kalbî ve zihnî bağlarımız oralardan hiç kopmamıştır. Ata yurdumuz Orta Asya, evlâd-ı fatihân yurdu Balkanlar, Peygamber-i zîşan Efendimizin yaşadığı topraklar olan Hicaz bölgesi, Kuzey Afrika, Ortadoğu gönül coğrafyamızın puzzle hükmündeki farklı parçalarıdır. Biz ki bin yıl evvel Orta Asya’dan Anadolu’ya geldik; Suriye’ye, Irak’a, Filistin’e, Arabistan’a ve Kuzey Afrika’ya uzandık. Balkanlara, hatta Avrupa’nın ortalarına kadar açıldık. Şimdi bu toprakların her birinde ecdat yadigârı kadim eserlerimiz var.

Rusya’nın bir oldubittiyle işgal ettiği,  girayların memleketi Kırım’a ne demeli?

Kafkaslar Anadolu’ya açılan kuzey kapımız… İran, Büyük Selçukluların yurdu… Güney Azerbaycan dediğimiz topraklar burada. Azeri soydaşlarımız burada izlerini devam ettiriyorlar. Irak ve Suriye dersen Osmanlı’nın kadim eyaletleri… Süleyman Şah’ın kabrinin bulunduğu, ruhunun sırlandığı topraklar… Filistin Hz. İshak’tan Hz. Yakup’a peygamberler şehri… Kudüs ve onun içinde bir gül gibi saklanan Mescid-i Aksa, ilk kıblemiz… Mısır, Tolunoğullarının, Ihşitlerin, Memlüklerin yurdu; Mısır, Yavuz Sultan Selim’in Osmanlı’ya emaneti… Cezayir ve Tunus, Kaptan-ı derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın hakimiyet alanı…  Batı Trakya, Selânik, Atatürk’ün doğduğu şehir… Bosna, Makedonya, Kosova; Sultan I. Murad’ın, Yıldırım Bayezid Han’ın, Fatih’in yadigârı…  Kosova ki Sultan I. Murad’ın savaş meydanında şehit düştüğü ve defnedildiği yer… Ve dahi atlarımızı suladığımız Tuna Nehri… Ya Karadeniz’in kuzeyinde kurulan Kırım Tatar devletinin konuşlandığı, son zamanlarda Rusya’nın bir oldubittiyle işgal ettiği,  girayların memleketi Kırım’a ne demeli?

Gönül coğrafyamız resmî sınırlarımızın dışında kalsa da orada yüzlerce tarihî eserimiz mağrur bir edayla dimdik ayakta durmaktadır. Bu eserler vaktiyle o toprakların mührü hükmündeydi. Oralar bir zamanlar dinî ve millî değerlerle; köprüler, camiler, kervansaraylar, hanlar, çarşılar, medreseler ve tekkelerle vatan kılınmıştı. Oralardaki varlığımızın delili olan bu kültürel miraslar o toprakların adeta tapusu hükmündeydi. Gönül bağımızın somut örnekleri olan bu kadim eserleri özenle muhafaza etmeliyiz.

Başta Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan  gibi Türk Cumhuriyetleri olmak üzere gönül coğrafyamızda onlarca devlet var. Kimisiyle soy (akrabalık), kimisiyle din, kimisiyle de dil bağımız var. Bu bağlarımız asla gevşetilmemeli, aksine daha da güçlendirilmeli ve berk tutulmalıdır. Bu; devlet kurumlarıyla, STK’lerle ve yardım kuruluşlarıyla gerçekleştirmelidir. Yarım asrı aşkın bir zamandan beri AB peşinde koşmak yerine, onlarla güçlü birlikler kurarak dünyanın egemenlerinin gözünü korkutmalıyız. Bizler güçlü bir Türkiye olarak onlara kılavuz olmalı, ellerinden tutmalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.