enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ekmek Ya Da Ekmek Kavgası

10.08.2023 14:45
0
A+
A-

Ekmeğin tarihi çok eskilere dayanmaktadır.

Ekmek, bildiğiniz gibi buğday unundan yapılmaktadır. Çavdar unundan da yapılıyor. Özellikle şeker hastalarına çavdar ekmeği öneriliyor.

Fransa’nın 16 Kralının eşi Marie Antoinette’nin krallık önüne yığılan halkın ekmek çığlıklarına; “Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler” dediği ileri sürülmektedir. Ekmek kavgası, insanlığın var olduğu günden bu yana sürmektedir.

Ekmek yemeden de yaşam sürülebilir. Ama günümüzde ekmeğin yerini tutmasa da, ekmek yerine yenebilen çeşitli yiyecek maddeleri var.

Fakirin yiyebileceği en önemli besin ekmektir. O nedenle; “Fakirin ekmeği ile oynama” sözü çok yaygındır.

Günümüzde yalnız ekmekle karnını doyuran milyonlarca insan var.

Çok değil, yarım yüz yarım öncesine kadar, dünyada, başta buğday olmak üzere, kendi yetiştirdikleriyle yetine bilen birkaç ülkeden birdi iken, ne yazık ki, şimdi hayvan yiyeceği olan samanı bile dışarıdan alıyoruz.

Yarım yüz yıldan buyana sürdürülen yanlış tarım politikaları yüzünden artık kimse tarlasını ekmiyor. Kırsal kesimlerde yaşayan ve sadece ürettikleriyle geçinebilen insanları kentlere doldurduk. Kendi ürettiklerimiz devede kulak bile değil. Gereksinim duyduğumuz her şeyi, ne zamana kadar dış ülkelerden alabiliriz?

Her maddeye olduğu gibi ekmeğe de yılda birkaç kez zam yapılıyor.

“Hükümetleri boş tencereler götürür” sözü de geçerliliğini yitirdi artık İnsanların aç kalmaları, ekmeği bile bulamayacak konuma gelmeleri de siyasette çok da olumsuzluk yaratmıyor.

Amacım siyaset yapmak değil. Siyasete direkt olarak karışmak da değil. Ama ekmeğe zam yapmamak için bir çare bulunmak zorunda. İnsanların, daha doğrusu evine ekmek götürmekte zorlanan insanların sızlanışlarını görüyoruz. Biz de o insanlarla iç içe yaşıyoruz.

Peygamberimiz; “Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir” dememiş miydi?

Ulusal şairlerimizden Mehmet Emin Yurdakul, bir şiirinde;

“Ben en hakir bir insanı kardeş sayan bir ruhum

Ben de esir yaratmayan bir Tanrıya iman var

Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar” Diyordu.

Ülkeyi yönetenlerin ekmek konusunu yeniden ele almaları, “Serbest piyasa ekonomisi” safsatasından vaz geçmeleri, fakirin, yoksulun ekmeği ile oynanamamaları gerekmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.