enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Çağ Açıp Çağ Kapayan Kudretli Bir Osmanlı Padişahı: Fatih Sultan Mehmed Han-5

06.05.2024 12:22
0
A+
A-

Osmanlı’nın medar-ı iftiharı olan Fatih’in erkek çocukları II. Bayezid, Mustafa ve Cem Sultan’dır. Onlar da şiirle hemhâl olmuşlardır. Milletlerin ancak eğitimle kalkınacağını düşünen Fatih Sultan Mehmed, padişahlığı boyunca eğitime çok önem vermiştir. Bu gayeyle  İstanbul’un ilk Türk yükseköğretim kurumu olan Sahn-ı Seman’ı kurmuştur.

Dünyada sözüne itibar edilen bir devlet adamı olan Fatih, kudretli bir komutan ve büyük bir siyaset dehasıydı. Fatih’in elindeki kalemi, belindeki kılıç kadar keskindi. Cesarette sınır tanımayan Fatih, Karamanoğulları Beyine hitaben şu cinaslı beyti söylemiştir: “Bizimle saltanat lafın idermiş ol Karâmânî/Hudâ fırsat verirse ger, kara yîre karam anî.” “Avnî” mahlasını kullanan Fatih, zamanındaki şairlere nazaran daha sade bir dille yazmıştır şiirlerini.

Bir iman ve aksiyon adamı olan Fatih Sultan Mehmed, “Konstantiniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” hadisindeki müjdeye muhatap olan aşk ehli bir padişahtır. O, ilâhî aşkını şiirlerine de yansıtmıştır. Edebiyatta Avnî mahlasını kullanan İstanbul’un Fatih’i, yazdığı birbirinden güzel şiirlerle devasa bir divan teşkil etmiştir. Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan, Avnî (Fatih) Divanı’nı hazırlayarak kültür hayatımıza kazandırmıştır. Prof. Dr. Doğan, Fatih’in divanıyla ilgili olarak aynı kitabın önsözünde şunları söylemektedir: “Şiirlerinin tamamı henüz ele geçirilememiş bulunan Fatih’in şiir metinleri ile ilgili bilinen tek nüsha, bugün Fatih Millet Kütüphanesi, Yazma Manzum Eserler kısmı no.305’te kayıtlı bulunan, Ali Emirî Efendi’nin bulduğu yazmadır. Umumiyetle gazellerden oluşan bu yazmayı Ali Emirî kendi el yazısı ile iki defa kopya etmiş ve ilim âlemine de bu yazmayı yine kendisi tanıtmıştır.”

Peygamberimizin fetih müjdesine mazhar olan bir peygamber dostu: Sultan Fatih

Peygamberimizin fetih müjdesine mazhar olmak için İstanbul kapılarına dayanan ve birçok padişahın gerçekleştirmek isteyip de gerçekleştiremediği fethi gerçekleştiren Fatih, bir peygamber sevdalısıydı. “Fahr-i Kâinat” deyince onun için akan sular dururdu. Onun, kâinatın serverine hitaben yazmış olduğu şu beyitleri bu hakikatin söze bürünmüş hâlidir: “Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana/Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana//Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl/Mûr hâlin nice arz ede Süleyman’ım sana//Şem’i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar/Hoş yanar yıkılır ey şem’-i şebistânım sana//Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben/Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana//Dün rakîbin cevrini men’ eyledin ben hastadan/Eyledi te’sir gûyâ âh u efgânım sana//Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum/Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana//Eyleme gönlün gözün cevr ile Avnî’nin harâb/Dürr ü gevherler verir bu bahr ile kânım sana”

Osmanlı’yı Osmanlı yapan, büyük hak ve hakikat dostu Fatih’in kaleminden çıkan yukarıdaki güzel şiiri daha anlaşılır kılmak için günümüz Türkçesine çevirelim: “İçimdeki dertler, yaş dolu gözlerim senin için ağlasa,/Gözyaşlarıma gâlip gelir aşikâr olurdu gizli sırlarım sana//Sen güzellik tahtında, bense senin uğrunda, ayaklar altında/Karınca halini nasıl arz ede, Süleyman’ım sana//Muma bak ki senin meclisinde ağlayıp baştan çıkar/Ne hoş yanıp yıkılır senin için ey odamı aydınlatan//Aşkının yolunda sabah kadar sâdık olduğum/Gün gibi âşikârdır sana ey ay gibi parlayanım//Âh ve feryatlarım galiba sana tesir etti ki,/Dün rakibi men eyledin eziyet etmekten bu hastaya//Ayrılık yarasını şerh etmek mümkün değil dostum/Göğsümdeki yarıkları haber versin açık duran yakam,//Eziyetinle Avnî’nin gözünü gönlünü harap etme/Zira bu deniz ve ocak inci mücevherler verir sana.”

Harp sahasındaki maharetini şiirde de gösteren Fatih, sadece ordunun değil, kelimelerin de serdarıydı. Onun şiirlerini okuyunca bu gerçeğe sizler de şahit olursunuz. Fakat onun, ordunun başındaki sert duruşunu şiirde göremezsiniz. Şiirde mahviyeti ağır basar. Zira o, şiirde kendisini Allah’a kul ve peygambere ümmet olarak görür. Hayata o zaviyeden bakar.     Gençlerimiz, dünyaya nizam veren ve düşmanlarını tir tir  titreten Fatih Sultan Mehmed’in komutanlığını, şairliğini ve Hakk’a kulluğunu mutlaka örnek almalıdır. Yarınlarımızın teminatı olarak gördüğümüz gençlerimize rol model arıyorsanız çok uzaklara gitmenize hiç gerek yok. Ne mutlu bize ki bizim bereketli topraklarımızda örnek alınacak nice kıymetli şahsiyetler mevcuttur. Fatihler, Yavuzlar ve Kanunîler bunlardan sadece birkaçıdır. Başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere; hepsini rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.