enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Batı Trakya’da Tarihî Ve Kültürel Miraslarımız-5

22.03.2024 16:36
0
A+
A-

Pospos (Postinpûş) Baba Zaviye, Tekke ve TürbesiGümülcine

Günümüz Yunanistan’ında Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan en önemli tarihî ve mimarî eserlerinden biri de türbelerdir. Bu türbeler içerisinde Pospos Türbesi Gümülcine’de bulunmaktadır. Yunanistan’daki diğer pek çok Osmanlı eseri gibi Pospos Türbesi de ihmal edilmiş, harap olmaya terk edilmiştir.

Asıl adı Seyyid Mehmed Hammârî olan Postinpûş Baba kaynaklarda “Bursa fethinden mukaddem diyâr-ı Rûm’a vaz-ı kadem eden bûdelâ-yı erbâ’in” diye geçer. Taşıdığı Kalenderî meşrebi ve cezbeli kişiliğiyle, yaşadığı dönemde gösterdiği bir takım ahvâl ve kerametleri dolayısıyla sıra dışı bir sûfi olan Postinpûş Baba Orhan Gazi devrinde Anadolu’ya Buhara’dan geldiği kaydedilmektedir.

Evliya Çelebi XVII. yüzyıl Postinpûş Baba zaviyesinin Orhan Gazi dönemi yapılarından biri olduğunu ve Orhan Gazi’nin oğluyla birlikte medfun olduğunu şu cümleyle beyan eder: “Ziyâret-i  sâhib-i târîk-i Abâ eş-Şeyh Hazret-i Postinpûş Horasan erenlerinden ulu sultandır ve Bursa yolunda şehrin haricinde Kılınç Dede ve Postin Baba âsitanesinde Orhan Gâzi oğlu şehzâde medfûndur.”

Gümülcine’nin en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Hacı İpekçi Mahallesinde bulunan Poşpoş Baba Tekkesi yukarıda bahsettiğimiz hizmetleri, fetihlere katkısı dolayısıyla dönemin sultanı tarafından hem taltif, hem de manevi feyzinden istifade manasında böyle bir tekkenin hizmete açılmasına vesile olmuştur.

Kütüklü Baba Tekkesiİskeçe

Kütüklü Baba Türbesi, İskeçe’nin (Ksanthi) Kerevizli (Selino) Köyü’nde yer almaktadır. Osmanlı akıncılarından Gâzi Evrenos Bey’in çağdaşı Bektâşî şeyhlerinden Kütüklü Baba’ya ait olan tekkenin inşa tarihi bilinmemektedir. Mimarî üslûp olarak 14. yüzyılın sonları ile 15. yüzyılın başlarında yapılmış olma ihtimali yüksektir. Kare planlı zâviye ile sekizgen planlı türbeden oluşan eser, kesme taştan inşâ edilmiştir. Bu büyüleyici tekke iki bölümden ve iki kubbeden oluşur. Ana kubbenin altında dervişin mezarının bulunduğuna inanılmaktadır. Tekkenin kitabesi kırılmış ve parçalara ayrılmış durumdadır.

Bu anıt Vistonida Gölü’nün batı kıyısında, Trakya’da İskeçe ilindeki Selino’nun kuzeybatısındadır. Antik Anastasiupoli-Peritheorio’ya yakındır. Bölgenin Türkçe konuşan halkı arasında Kütüklü Baba Tekkesi olarak, Yunanlar arasında ise Tekke olarak bilinir.

Kayalı Medresesi CamiiGümülcine

Batı Trakya’nın en önemli şehri olan Gümülcine sınırlarında yer alan Kayalı Camii ve Medresesi Hicrî 1142 / Milâdî 1730 yılında inşa edilmiştir. Eski Cami yakınında, Hacı İpekçi Mahallesinde yer alan cami, medreseyle birlikte küçük bir külliye olarak inşa edilmiştir. İstanbul müderrislerinden Hacı Zekeriya Efendi tarafından cami, medrese ve öğrenci yurdu olarak yaptırılmıştır. Haziresi de halen mevcuttur. Günümüzde medrese öğrencilerinin yurdu olarak kullanılmaktadır. Gümülcine Kalesi’nin kuzey kısmında ve dışında inşa edilmiştir.

Batı Trakya’da tarihin hafızası yahut sonuç yerine…

Türkçenin ses bayrağının hâlâ dalgalandığı Balkan coğrafyasındaki soydaşlarımızın yaşadığı topraklar tarihin hafızası hükmündedir. Onları unutmamalı ve unutturmamalıyız.              Anadolu’muzun komşusu Balkanlar daha İslâm’la tanışmadan evvel Türklükle tanışmıştır. Kadim Türk mührü vurulmuştur bu aziz topraklara. Bunu Selçuklular ve Osmanlılar bir emanet anlayışıyla ve büyük bir sorumluluk duygusuyla devam ettirmişlerdir. Yani Türk-İslâm medeniyeti bu yurtlarda kısa zamanda iyice kök salmıştır. Tarihe yön veren milletimiz, birikimlerini bu güzel topraklarda bütün ihtişamıyla sergilemiştir.

Türkiye dışında yaşayan ve Türkçe konuşan bu insanlar bizin kader arkadaşlarımızdır. Onun içindir ki Balkan coğrafyasındaki bütün soydaşlarımızın kültürel hayatını, kültürel değerlerini gündeme getirmek, tespit etmek, kamuoyumuzla ve ilim camiasıyla paylaşmak boynumuzun borcudur. Aslında başta Batı Trakya olmak üzere ister mimarî eserler, ister sanat eserleri, isterse de örf ve adet şeklinde olsun, Balkanlardaki kültür varlıkları, bütün bu eşsiz değerler sadece o coğrafyada yaşayanların değil bütün insanlığın ortak malıdır. Bunları korumak ve gelecek nesillere aktarmak bize medeniyetimizin yüklediği kutlu bir vazifedir.

 

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.