enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
31,0461
EURO
33,6598
ALTIN
2.035,65
BIST
9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Açık
8°C
Gümüşhane
8°C
Açık
Cumartesi Açık
9°C
Pazar Açık
8°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
7°C
Salı Parçalı Bulutlu
8°C

Akıl Alır Gibi Değil

22.12.2023 12:48
0
A+
A-

Ülkemizde, bir ayda 137, bir yılda 1700 işçimiz, iş kazalarında yaşamını yitirmiş. Bu kadar insanın, kaza sonucu yaşamını yitirmesini olağan saymamız olası mı?

Bu nedenle, yazının başlığını “Akıl Alır Gibi Değil”  koydum.

Gerçek şu ki, bir ayda ve bir yılda bu kadar kaza, gerekli önlemlerin alınmadığını gösteriyor.  İster devlet olsun, ister iş adamları olsun, iş kazalarının önlenmesine yönelik bir çalışma yapmadıkları, bir başka ifadeyle, üzerlerine sorumluluk almadıkları ortada. Herhalde, ölen işçiler öldükleriyle kalıyor. Kimse sorumlu tutulmuyor ya da, olayın üzerinde titizlikle durulmuyor.

Bir ayda 137, bir yılda 1700 iş kazasında işçilerin yaşamlarını kaybetmeleri başka ne ile açıklanabilir?

Hiç bir uygar ülkede, bu kadar çok iş kazasının yaşandığını göremezsiniz.

Bu kadar ölümlü iş kazalarında işverenlerin kusuru var da, işçilerin yok mu?

Kuşkusuz onların da var. Tehlikeli işlerde gerekli önlemlerin alınmasında işverenleri zorlamıyorlar demektir.

Çalışanların bu konudaki duyarsızlıklarını, işten atılma korkusuna bağlamak yeterli değildir. İşçi,  bir iple bağlatmadan, bir önlem almadan, dibi görünmeyen bir kuyuya indiriliyorsa, o kuyuda nelerle karşılaşacağını düşünmesi gerekir. İşçi, önlem alınmadan kuyudan çıkamıyorsa, işçideki bu noksanlığı kendisine bağlayıp işin içinden sıyrılmak da akıl dişi değildir. Çünkü işçi söylemese bile, işverenin bu konuda, hem manevi, hem de maddi önemli bir sorumluluğu olmalıdır.

Sorumluluğu üstlenmeyen işverenlere ağır bedeller ödettiren yasalar yeterli değilse, yasa çıkarılmalı ve işverenlerin, (önlem almayarak)  işçilerin ölmelerine göz yummaları engellenmelidir.

Bir yılda 1700 işçinin iş kazasında öldüğü haberini, bir televizyon kanalından öğrendiğimden bu yana kafamı karıştırdı bu konu. Bu kadar işçinin bir yılda ölümüne sadece “Kader” deyip işin içinden çıkamıyorum.

İnsanları yaratan; kimin, nerede, ne zaman, hangi koşullarda doğacağını, hangi koşullarda yaşayacağını, kendisine eğri yol, doğru yol gösterildiği halde, eğri yolda gitme iradesini gösterdiği için başına geleceklerin de sorumlusu olacağını, yaratan ezeli ilmiyle bildiğinden kader ortaya çıkmıştır.

Hiç kimse, “Kader”e bağlayarak sorumluluktan kurtulamaz. Eğer “Kader” deyip işin içinden sıyrılırsak, hiçbir konuda bireyleri de, toplumları da, ülkeleri de koruyamayız.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.