enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Yozlaşmanın Son Örneği

21.06.2021 13:59
0
A+
A-

Son günlerde ülkemizde ahlâkî ve millî değerler alanında yozlaşma ve savrulmanın yaşandığına tanık oluyoruz.

Ahlâkî değerlerde meydana gelen bu yozlaşma, her şeyi mubah sayan bir zihniyetin oluşumuna ortam hazırlıyor.

Belki de  ahlaki çöküşün dip noktasına varmak üzereyiz.

Bu durumdan derin endişe ve üzüntü duymakla birlikte içimde sanki bir şeyler yok oluyor.

İlahiyat eğitimli insanların her konuda örnek olması gerekirken tam aksine ahlaki değerlerinin kalmadığı, işine gelince Allah kitap, işine gelmeyince en büyük namussuzluğu yapabilecek potansiyele gelmeleri hep düşündürücü olmuştur benim için.

Dolayısıyla ahlaki çöküntü, maddi sahada yaşanan yenilginin manevi sahada da kendini göstermesiyle belirginleşmektedir.

Kişisel çıkar uğruna toplumu ve onu düzenleyen kurumları ayakta tutan ahlaki ilkelerin görmezden gelinmesi veya yok sayılması sonucu ahlaki anlamda yavaş ve sürekli bir çöküntünün eğitim, siyaset ve sosyal hayat gibi alanlarda gerçekleştiği görülmektedir.

İçinde vicdan ve adalet duygusu olan her yurtsever gibi bizlerde olup biteni şaşkın gözlerle sadece seyrediyoruz.

Bir suç örgütü liderinin haftalardır yayımladığı videolarda adları geçen siyasetçiler ve gazeteciler eğer söylendiği gibi mide bulandıran işleri yapmışlar ise vay halimize!

Adam açıkça “Mecliste  10 Bin dolar alan milletvekili var” dedikten sonra İçişleri Bakanının katıldığı  televizyon programında “ismini savcıya vereceğim” sözleri üzerinden tartışmalar devam ediyor.

Millet çöplerden yiyecek bulup yaşamını idame ettirmeye çalışırken seçtiği vekili mecliste hakkı olmayan milyarları cebine indirebiliyor!

 “Tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan o parayı nasıl alabiliyor.

Kim bu milletvekili? herkes merak ediyor.

Son olarak da “Veyis “ isimli bir gazetecinin tanınmış iş adamından “10 Milyon Euro istemesi” ahlaki çöküşün ve çürümüşlüğün son örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalına çıkarak iddialara cevap veren gazeteci “Veyis Ateş”in içinde bulunduğu vahim durum bence sözün bittiği yer.

Üstelik Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni bu arkadaş.

Eğer televizyoncu/gazeteci olmayıp asıl mesleğini yapsaydı sınıflarda öğrencilerine dürüst, ahlaklı ve erdemli insan olmayı anlatacaktı.

Program boyunca gördük ki insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyor.

Aptal yerine koyuyor izleyicileri.

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.

Yaptığını inkâr etmesi karşısında sunucunun “Doğru söylemiyorsun.Ses kayıdı var” demesi programın can alıcı yeriydi.

Boğazına kadar pisliğe batmış tipleri kimse savunmasın!

Bu ve benzeri beynine virüs bulaşmış kötü zihniyetli insanların elinde kutsal değerlerimiz, inancımız maalesef erozyona uğruyor.

Savcının karşısında olması gerekirken sunucunun karşısında konuşuyor olması galiba bize mahsus bir ironi.

Yazık.

Bu kadar açık iddialar orta yere saçılırken haklarında bir soruşturma açılıp açılmadığını bilmiyoruz.

Eğer açıldıysa ne ala.

Ama açılmadıysa mülkün temeli olan adalet kurumu gereğini hemen yapmalıdır.

Netice olarak…

Her bakımdan hızlı bir değişim sürecini yaşayan dünyamızda ahlaki değer problemi günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından birisi haline gelmiştir.

Din, vatan, millet vb. kavramların arkasına sığınıp menfaat devşiren gazeteci,politikacı, din adamları ile aynı gezegende yaşıyoruz.

Sayıları her geçen gün artan bu tipler inancımıza ve genetik kodlarımıza büyük hasar ve zarar veriyor.

Milletlerin yaşaması bakımından ahlâkın önemi büyüktür.

Biraz araştırdığımızda geçmişte ve günümüzde birçok toplumun geçirdiği bunalım ve huzursuzluğun, nihayet bir ahlâkî çöküşe dayandığı söylenebilir.

Ahlâkın, toplumları yaşatan büyük bir güç olduğu tarihi olaylarla ispatlanmıştır.

Roma ve Bizans İmparatorluklarının çöküşü, bu toplumlarda görülen ahlâk çöküşünün sonucu olarak değerlendirilmektedir.

Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasında dahi ahlâkî çöküş üzerinde durulmaktadır.

O halde aklımızı başımıza almanın vakti geldi belki de geçiyor!

Eğer tedbir alınmazsa ahlaki yozlaşmalar, sosyal dokumuzu içten içe çürüten sinsi bir hastalık kaynağı gibi, toplumun yaşama gücünü ve moralini tahrip etmektedir.

Göre ne…Köre ne!

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.