enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpgümüşhanegümüşhane haberler
DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Çok Bulutlu
19°C

Kışla Malı

24.09.2026 13:11
59
A+
A-

Çiftçilik yapanlar, köylerde yaşayanlar bilirler. Hayvanları olan, ama hem ahırı hem de bakacak kimsesi olmayanlar, özellikle kış aylarına girerken hayvanlarını baktırmak için bir yakınına bırakır. Masraflarını da karşılar. Kışla Malı, kışın başkalarına bırakılan havanlar için kullanılır.

Amcazadelerimizden Muzaffer Tuğlu İstanbul’a gider. Amcasının oğlu Nevzat Tuğlu’ya misafir olur. Akşam yemeği hazırlanmaktadır. Ancak, ev sahibi Nevzat Beyin rahatsızlığı nedeniyle her yemeği yiyemez. Onun perhizine uygun yiyecekler önceden getirilip önüne konur.  Nevzat Bey perhiz yemeğini yerken, Muzaffer Tuğlu’ da bakar. Yengesi (Nevzat Beyin annesi):

“Muzaffer, sen niye yemiyorsun?” diye sorar.

Muzaffer de; “Ben kışla malıyım. Önce, ev sahipleri kendi mallarını yedirecek ki, bize de sıra gele” der. Sonra da Kışla malının ne olduğunu açıklar:

Muzaffer Tuğlu der ki: Kışın hayvanlarını bakamayanlar, kışlatmak için bir başkasına verir. Ahır sahibi ot sırtında ahıra girince tüm hayvanlar bakar ama adam, önce kendi hayvanlarının otunu verir, sonra kışlanması için bırakılan hayvanların otunu verir.  Ben de sıramı bekliyorum. Önce, evin adamı yesin ki bana da sıra gele” der.

Hayvanlara ot verme, yemlenme anlamına gelir. İnsanlar da öğledir. Kimden yardım görürse, önce yardım gördüğünü ön planda tutar. Başkaları (Kim olursa olsun)ikinci, üçüncü sırada gelir. O başkalarının ülke için, insanlık için, daha yararlı olması, daha kültürlü, daha nitelikli olması önemli değildir. Önemli olan yemlendiği kimselerden yana tavır almaktır.

Hal bu ki, ilimizin, bölgemizin, giderek ülkemizin, kişisel çıkarları doğrultusunda başkalarını yemleyenlerden çok, yetenekli insanlara ihtiyacı vardır.

Bir düşünür; “Bin insandan biri, bizi bir kardeşten daha yakın tutacaktır. Onu yirmi yıl arasak da boşuna sayılmaz” der.

Ama biz, yetenekli, dürüst, ülkesini ve milletini sevenlerden çok, yemleyenleri arıyoruz.

Bir kişi, hep kendi nefislerini ön planda tutan bir kuruluşun başına geçmişti. Gördüğü aksaklıklardan çok rahatsız olacak ki, söylenenlerin bir başkasına taşınmasından kuşku duymadığı için sıkıntısı bana açtı.

Ben de kendisine, “O kuruluşu tanımadan önce başına geçmemeliydin. Şimdi yapılacak fazla bir şey yok. Eldeki malzeme ne ise onunla yetineceksin.” Dedim.

Konuya Kışla Malı ile başladık. Konu buralara geldi. Yazılarımızda çok zaman böğle oluyor. Yazının başlığına dönerek devam etmekte sözü uzatıyor. Bu kadarla yetinelim.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.